"Bir hiç uğruna yaşamaktan utanmıyor musunuz?" diye sormuştu günün birinde Pierre Ramboule ya da Jacques, unuttum şimdi hangisi. Kendimi yoklayınca, utanmadığımı fark ediyorum: Başkalarını birbirlerini kıyımdan geçirmeye çağırmak mı daha iyi, yoksa ellerinden geldiğince yaşayıp ölmelerine izin vermek mi? Bu soruya karşılık verme gereği duymuyorum.
İnsanların en az yarısının aşırı ya da içe itilmiş arzuları var. Arzularını kapıp koyuverseler, su yüzüne çıkarsalar, birbirlerini öldürür, kendi canlarına kıyarlardı,