...eski kitaplar da olmasa, eminim acınacak bir halde olurdum. Beni rahatlatan tek şey bunlardı ve en az onların bana olduğu kadar sadıktım bu kitaplara; kimbilir kaç defa aynı kitapları okuyup durdum.
Hiç kimse beni sevmiyordu, ben bile kendimi sevmiyordum; çünkü beni sevenler bunu gösteremiyor, sevmeyenlerse bunu o kadar açık bir şekilde ortaya koyuyordu ki artık ben de sürekli sıkıntılı, hoyrat ve sıkıcı bir görünüme büründüğümü fark ediyordum.
Bizim okuldaki oğlanlar genelde en az diğer okullardaki çocuklar kadar cahildi; bir şey öğrenemeyecek kadar üzgün ve hırpalanmıştı hepsi; daimi bir bahtsızlık, eziyet ve kaygı içinde geçen hayatta hiçbir şeyin onlara hayrı olmadığı gibi okulun da bir yararını görmüyorlardı.