• Okurken kaçıncı sayfaya geldiğimi anlamadığım kitapları çok seviyorum ve Güzel Çirkin de onlardan biri oldu. Oldukça sürükleyiciydi. Sonu için sürekli tahminler yürüttüm ama bambaşka şeyler çıktı. Gerilim ve ters-köşe seviyorsanız, kesinlikle okumanızı tavsiye ederim; sürüklenip gidiyorsunuz.
• Kitabın konusundan genel bahsetmek istiyorum çünkü detaylar bence okuyarak keşfedildiğinde daha çok zevk veriyor. Baş karakterlerden kitap yazarı Grady ve gazeteci Abby, uzun zamandır evli olan bir çift. Bu uzun evlilik sürecinin getirdiği bazı handikapları yaşıyorlar; karı-koca çatışmaları, zamanla değişen düşünceler, fikirler ve istekler gibi… Ama bunlara rağmen sevgileri onları bir arada tutuyor. Bir akşam Abby, işten eve dönerken bir yandan kocası Grady ile telefon görüşmesi yapıyor ve yaşadığı bir olayın ardından ortadan kayboluyor. Grady ve polis teşkilatı onu arasa da Abby bulunamıyor.
• Bir yıl geçiyor; Abby hâlâ ortada yok. Ancak Grady, şanını, şöhretini ve okurlarının onu unutmamasını istemesi gibi nedenlerle kitap yazmaya devam etmek istiyor. Olaylar da bu noktadan sonra küçük adımlarla başlayıp giderek büyüyor.
• Kitapta en beğendiğim şey; kurgunun işleyişi, kullanılan dilin akıcılığı ve kurulan cümlelerin derin anlamları oldu. Kadın cinayetleri, toplumdaki bireyler arası önyargılar, psikoloji ve aşk gibi temalar kurguya çok iyi işlenmiş, bayıldım. Tüm bunlar, sadece bir gerilim romanı okuduğum düşüncesinden çıkarıp, farklı duygu ve düşüncelerime de kitap boyu dokundu. Yazardan okuduğum ilk kitaptı; diğer kitaplarını da temin edip mutlaka okuma düşüncesindeyim.