Okumak kendi hayatımızın dışındaki hayatları da yașayabilmemizi sağlar. Tek odali bir kulübeye benzeyen zihnimizi malikâneye dönüştürir.
Kısacası, okumak aslında telepati ve zaman yolculuğudur. Herkesle ve her yerle, bütün zamanlarla, hayal edilmis olan her seyle
aramızda bağlantı kurar.
Aşkın nadir bulunan bir șey olduğu söylenir. Ben bundan çok emin değilim. Esas nadir bulunan, aşktan daha da çok arzuladıgımiz bir șeydir. Anlaşılmak. Eģer anlaşılmıyorsak, sevilmenin de bir anlamı kalmıyor. Böyle insanlar kendi zihinlerinde yarattıkları, sen olduğunu zannettikleri bir fikre áşık oluyorlar. Onlar aşka âşik. Kendi aşık hallerine. Ama anlaşılmak. Yalnızca o da değil, anlaşılmak ve anlaşıldiktan sonra kabul edilmek. Mühim olan bu.