; 7/10
bu kitabın neden bu kadar çok sevmeyeni var diye sorarak yorumuma başlamak istiyorum. gerçekten neden? çünkü ben çok sevdim, tamam ben zaten genel olarak zıt bir insanım ve sevilmeyen kitaplarda sevecek bir şey buluyorum ama yani bu kitapta oturup öyle özel olarak sevecek bir nokta aramama bile gerek yoktu. dümdüz çıtır çerezlik bir yetişkin genç kurgusu, beş yüz sayfa çıtır çerez için biraz uzun ama hahahaha yani çerezlik gitti kitap o anlamda söylüyorum.
şimdi bir kadın karakterimiz var anastasia şu zamana kadar okuduğunuz bütün kadın karakterleri unutun, anastasia inatçı, dediğim dedik, dik kafalı, ağzı ve fikirleri pek bozuk ve tam bir kalas. ona bayıldım! yani bir kadın romantik olmak zorunda mı? nazik olmak zorunda mı? hep aşko kuşko konuşup edepsiz düşünceleri olmamak zorunda mı? yani şimdi hangimiz biraz böyle değiliz ki? anastasia minyon bir buz patencisi ve kendinden uzun, iri ve sert beylerle takılmayı ama ilişki yapmamayı seviyor. açık konuşalım erkeklerden tiksinmeseydim ve bu kitaptaki gibi adamlarla çevrili olsaydım yemin ederim bu kadın ben olurdum. yoğun bir dönemden geçiyor, işi başından aşkın ve kendine ilişki için bir boşluk bulamadığından erkeklerle takılıyor. ya şimdi böyle yorumunu yazarken ona gerçekten bayılmışım!
bir de bunun buz pateni eşi var illet aaron tamam birlikte gerçekten güzel işler çıkartıyorlar ama biri bana kitap boyunca anastasia'nın bu mal herife nasıl katlandığını açıklayabilir mi? yemin ederim kızda peygamber sabrı ve inanılmaz bir profesyonellik var, onu sevmek için bir sebep daha.
bir gün hokey takımının sahasına bir şeyler oluyor ve hokey takımı buz patencilerinin sahanını kullanmak zorunda kalıyor ve bir dönem ders ve antrenman programını buna göre yapıyorlar. çalışma saatleri kısaldığı için inanılmaz takıntılı