; 7/10
aşırı yoğun geçen kasım da resmen savaş vererek kitap okumaya çalışıyorum... ama kitap o kadar güzel ki, keşke cidden vaktimin olduğu bir zamana denk gelseydi de tadını çıkarta çıkarta okuyabilseydim.
bir kere sanırım ilk defa bu kadar günışığı bir erkek karakter okuyup ona vuruldum resmen. beni bilen bilir ben dağ ayısı, kütük ve mırlayan belalı tiplerin hastasıyım. tam bir kırmızı bayrak detektörüyüm. ama russ var ya... adam tam bir golden retriever erkek arkadaşın tanımı! sessiz, sevimli, düşünceli, nazik böyle lokum gibi biri ve ben böyle birine vuruldum arkadaşlar. ya benim yumuşak dönemime geldi ya da bu karakter gerçekten yüksek puanlık bir karakter kararını veremiyorum.
konuya gelecek olursak rory ve russ bir partide tek gecelik bir ilişki yaşıyorlar. bizim lokum çocuktan beklenmeyecek bir şey değil mi? bende onu yatakta okurken çok olmuştum lokum lokumluktan çıkmıştı... neyse, rory hep böyle ilişkiler yaşayan biri olduğu için ortada bir sorun olmayacağını sanırken bir anda kendini russ'a ilgi duyarken buluyor. onun davranışları, odası, hareketleri falan rory'i çekiyor ve o da gece yanında kalmak istiyor ama şöyle bir sorun ortaya çıkıyor ki russ kendini bir anda banyoya kilitliyor. rory de uzun süre bekleyip russ gelmeyince onun gitmesini istediğini düşünüp gidiyor.
sonra bu olayların böyle olmadığını okuyoruz tabii kitapta. ama ben biraz tahmin etmiştim o an okurken de daha çok cidden russ rory'i istemiyormuş gibi yazılmıştı o bölüm, yazar bizi gerçekten iyi kandırdı.
sonra bir anda kader bu ikili yazın aynı işte denk getiriyor. bir yaz kampında çocuklara bakma işi ve işin en önemli birinci kuralı da şöyle ki çalışanlar arasında asla romantik bir ilişki olamaz. romantik anlamda herhangi bir temasta bulunamazlar.
rory'de aklı kalan russ için üzücü bir