Baştan söyleyeyim, eğer slowburn romance (yavaş yavaş gelişen romantizm) sevmiyorsanız kitabı elinize bile almayın çünkü kitap çoooooook yavaş ilerliyor.
Ne yalan söyleyeyim, romantik kitap okumayı pek sevmediğim halde bu kitabı merak ediyordum, hatta en sevdiğim romantik kitap olabileceğini bile düşünmüştüm. Ama ne yazık ki pek sevemedim.
Jasmine Santos çocukluğundan beri buz patenine ilgi duyan bir artistik buz patencisidir. Ancak son zamanlarda kötü dönemlerden geçmektedir. Artık eskisi kadar iyi kayamamaktadır. Derken en büyük düşmanı olarak tanımladığı kişi, Ivan Lukov Jasmine'e 1 yıllığına partner olmayı teklif eder. Jasmine de başta tereddüt etse de (karar vermesi çok uzun sürüyor) kabul ediyor. Ancak partnerlik sırasına Ivan'a karşı olan hisleri değişmeye başlıyor.
Kitabın konusu öyle süper bir şey olmasa da fena değil ancak bana biraz gereksiz uzatılmış gibi geldi. Gerçekten çok tuhaf cümleler vardı. Yok göz kırptı, yok gözlerini kırpıştırdı… Bir de mesela bir yerde Jasmine annesinden "annem" değil de "beni doğuran kadın" diye bahsediyor. Birden fazla annem demekte bir sorun yok, amacı ne bunun? Karakterlerin düşman olma sebebi de saçmaydı. İşte Jasmine Ivan'ın kıyafetine çirkim demiş, ne olmuş yani? Ayrıca çevirisi de pek iyi değildi. O yüzden okuyacaksanız İngilizce okumanızı tavsiye ederim. Yaş sınırı için de +17 deniyor bu arada.
(Bu kısım spoiler içerir)
Gelelim Ivan Lukov'a. Evet, Jasmine'in dijital platformlar üzerinden t*ciz edildiğini öğrendiği zaman yapanlara kızmak yerine niye bana söylemedin diye Jasmine'e kızan elemandan bahsediyorum. Kanka gözünü seveyim, kız seni bu olaydan önce sevmiyordu bile. Neden bu konuda sevmediği bir insana güvensin ki? Özellikle son zamanlarda bu durum hiç kabul edilemez.
Bir de keşke Ivan ve Jasmine'in antreman