".... Doğruca gün batımına doğru yol aldık. Düşünsenize öğretmenim, gün batımının içindeydim. Ve tahmin edin neymiş ? Gün batımı, bütünüyle bir çiçekler diyarıymış. "
"Ön taraftaki gövdeleri kireçle boyanmış birkaç zavallı küçük şey dışında yetimhanenin çevresine hiç ağaç yoktu. O ağaçlarda aynı yetimlere benziyorlardı. Onlara bakınca ağlamak isterdim. ' Ah zavallı küçük şeyler! ' derdim, ' Eğer büyük bir ormanda diğer ağaçlarla birlikte olsaydınız, köklerinizin arasında yosunlar ve çan çiçekleri yetişseydi, yakınlardan bir dere geçseydi, dallarınızda kuşlar şakısaydı, o zaman büyüyebilirdiniz değil mi ? Ancak olduğunuz yerde büyüyemezsiniz. Neler hissettiğinizi biliyorum küçük ağaçlar.' "
"... Bir de büyük laflar ettiğim için insanlar bana gülüyor. Ama eğer büyük fikirleriniz varsa, onları ifade edebilmek için büyük kelimeler kullanmanız gerekir, öyle değil mi ? "