Yaşar sanki bütün hayatına ve ülkesine karanlık bir denize bakar gibi bakıyordu senelerdir. Ne olduğunu tam olarak göremiyor, denizin üzerindeki ışıklı gemilerin güzelliğinin bir umut vadettiğini sanıyordu ama hepsi o kadar. Gemiler kıyıya yanaşmıyordu. Sanki hiç sabah olmuyordu bu ülkede...
Yanmıyor mu şimdi o üç fidanın analarının ciğeri? Yazık olmadı mı o dağ gibi çocuklara? Okusunlar diye yolladık okula. Darağacına evlat mı yetiştirilir, sen söyle?