Müslüman kalabalıkların belli hislerini tetiklemek için onları harekete geçirecek ve yönlendirecek bir düşünceye ihtiyaç vardır. Lakin bu, herhangi bir düşünce olamaz. Bu düşüncenin söz konusu derin hislere tercüman olabilecek mahiyette olması gerekir. Yani bu, ancak islami düşünce olabilir.
İnsan yetiştirip terbiye etmek zor,kendini eğitip terbiye etmek ise daha zordur. Dini yenilenmenin tarifi dahi insanın kendisinden ve kendi hayatından başlaması üzerinedir.
Müslüman halklar , İslam'a açık bir şekilde aykırı hiçbir şeyi asla kabul etmeyeceklerdir. Çünkü burada İslam sadece bir fikir ve kanun değil aynı zamanda aşk ve hissiyattır. İslam'a baş kaldıran herkes, nefret ve direnişten başka hiçbir şey biçmeyecektir.