Süfyan-ı Sevri büyük bir alimdir. Hazret bir gün mescide gidiyor ve içeriye sağ ayağıyla giriyor. Doğrusu da budur zaten. Fakat bunu gaflet içinde, yani bir alışkanlıkla yapıyor. O anda kendisine bir hitap geliyor. "Ey Sevr, buraya bir hayvan da girse, bir öküz de girse ya sağ ayağıyla ya sol ayağıyla girecekti. Niyet yoksa ne kıymeti var?" Yani sünnete uyma niyeti olmadan, şuursuzca, alışkanlıkla yaptığın şeyin bir değeri yok.
Aslında kendine eş seçerken sadece kendin için bir sevgili, bir yâren, bir yoldaş tercihinde bulunmuş olmuyorsun. İleride dünyaya gelecek çocuğuna da bir öğretmen seçiyorsun.