On dokuzuncu yüzyılda, "Tanrı öldü", denilebilirdi. Yirminci yüzyılda ise insanın öldüğünü söylemek gerekir. Günümüzde şu özdeyiş kulağa doğru geliyor: "İnsan öldü, yaşasın nesne!" Bu yeni insanlık dışılığın, bugünlerde tasarlanan nötron bombası düşüncesinden daha mide bulandırıcı bir örneği belki de yoktur. Nötron bombası ne yapacak? Canlı her şeyi yok edecek ve geriye yalnızca canlı olmayanları -nesne-leri, evleri, sokakları- bırakacak.
Bu bilgi hakkında kendimize yalan söyleyemeyiz: kişi bir nesne haline geldiği zaman, fizyolojik açıdan hala yaşıyor olsa bile, ölüdür. Kişi, fizyolojik açıdan hala canlı olmasına rağmen manevi açıdan öldüyse, o zaman yalnızca çürümeye mahkum olmakla kalmaz, tehlikeli - kendisi ve başkaları için tehlikeli- bir hal de alır.
Doğal bağlar olan aile ve topluluk dayanışması çözülüp gitti, hem de yerlerine yenileri konulmadan. Modern insan yapayalnız ve kaygılıdır. Özgürdür ama bu özgürlükten korkmaktadır.