Metin Sevil

Metin Sevil
@metinsevil
CEVAP BEKLEYEN SORULAR, DİNİ HURAFESİZ YAŞAMAK, KISA KISA, DÜŞÜN KORKMA SOR, 12 EYLÜL MÜDAHALESİ EZBERLER VE GERÇEKLER, KUR'AN YOLU TÜRKÇE MEAL VE TEFSİR DEĞERLENDİRMESİ, 12 EYLÜL SAĞ SİYASET VE DİN KİTAPLARININ YAZARI
işçi
lise
Zonguldak
Afyonkarahisar, 8 Haziran
87 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Hesap günü kendisine; “Sen pek öyle emirlere uymadın, yasaklardan kaçmadın. Tamam belki namazmış oruçmuş pek ibadet de etmedin ama namaz kılıp oruç tutsa da, tesettürlü olsa da, alengirli işler de çevirenleri, şekilci müslümanları çok güzel eleştirdin, 'Bu mu şimdi Müslümanlık?!' dedin. Sabahtan akşama kadar böyle adamları konu alan yazılı ve görsel paylaşımlar yaptın. Yaptıkları ibadetlerin yanında çok yanlış duran tutum ve davranışlarını çok güzel tespit ettin. Hele hele ….. gibi şarlatanları, tarikatların nasıl birer şirk ve hurafe deryası olduklarını falan çarşaf çarşaf ifşa ettin. Bu konuda da günde 5 video ve 3 yazı paylaştın. Haydi geç sen şimdi şu tarafa..” denileceğini sananlar da az değil.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Zaman en iyi mahkemedir. 80'lerin başındaki derin hassasiyetler (Türklük bilinci, ulusal devlet, bölücü ve gerici akımlara karşı tavizsiz ve sert duruş, etkisi gittikçe azaltılmaya çalışılan Atatürkçü ilke ve inkılaplarına yeniden güç ve işlerlik kazandırmak vb...) bir süre sonra eleştirilere konu oldu. Bugün geldiğimiz noktada ise bu hassasiyetlerin aslında ne kadar gerekli olduğu yeniden anlaşıldı, anlaşılmaya da devam edecek gibi. Mekanın cennet olsun büyük komutan!
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... "Falan namaz kılıyor ya şöyle şöyle işleri de var… Tamam ben namaz kılmıyorum, oruç tutmuyorum ama..." söylemi ile kendisinin dini emir ve yasaklara uymayışına kılıf uydurma tutumu da moda oldu. Yani o oruç tutup namaz kılanın yaptığı haksızlıkları yapmıyor oluşu bir savunma mekanizması haline dönüştürülüveriyor nasıl oluyorsa. İyi de kardeşim sana yarın; "Sen emirlere uymadın, yasaklardan kaçmadın, ibadet de etmedin ama bak edenler neler neler yaptı, sen şu tarafa geç" denileceğini mi düşünüyorsun yani? Şeytanın kulları aldatmada kullandığı bir yöntem bu. Bir süre sonra bu söylemlerde bulunanlar yine şeytanın da desteğiyle iyice rahatlamaya da başlıyorlar. Sana düşen ise hem onun yaptığı ibadetleri yapıp hem de onun hatalarına düşmeyerek örnek bir müslüman olmak değil midir? Ayrıca gösteriver sen bakalım nasıl hem ibadetler aksatılmayıp hem de her türlü hakka hukuka, toplum düzenine riayet ediliyor. Çok ciddi bir göz yanılması, kasıtlı bir tersten bakış örneği. METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, SAYFA: 58
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Gençliğinde; yoğunken, sağlıklıyken, koştururken, telaşeliyken, ölüm uzak gözükürken Allah'ı an, ölümü/kabiri/hesabı hatırla, günahlardan kaç, namazını ve diğer ibadetlerini aksatma! Böyle yap ki piri fani olupta bunları sürekli yapar olduğunda bir nebze olsun teselli bulasın. *** NASIL DUA EDELİM KURUNTUSU... İslam dininde; "onun duası, şunun duası, bunun duası" diye bir şey yoktur. Konu neyse eller yaradana açılır ve usulünce istenir. Aslolan, duanın meşru, samimi, kalpten, -tercihen- gizli olması, sadece Allah'tan ve de aracısız istenmesidir. Hiç mi düşünmezsin be adam, ağzı laf yapmayan, güzel ve süslü cümleler kuramayan bir müslümanın duası geçersiz mi olacaktır, onlar inandığı yaradanından bir şey isteyemeyecekler midir? METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 57
KISA KISA KİTABIMDAN ALINTILAR... Dostlarımızla sanal ortamda kurduğumuz dost meclislerimizde gündeme getirmiş/sormuştum ara ara. Onlar, bu ve buna benzer bazı konulardaki tereddütlerimi, arafta olma psikolojilerimi iyi bilirler. Hatta zaman zaman kafalarını iyice karıştırmışlığım da olmuştur benzer bazı sorularla. Şimdi umuma açmak ve biraz daha net, berrak, kolay anlaşılır şekilde sormak istiyorum. Umuyorum bu sefer bir noktada buluşacağız. Görüşlerinizi çok önemsiyorum. Şimdi; Kuran'da yazmayandan sorumlu değiliz, peygamberin açıklaması, detaylandırması hükmün detayında belirleyici olması -dinde şari olması- olmaz diyen ve bunu şiddetle savunan cenaha bir sorum olacak. Bir adamın 100.000 (yüzbin) TL ihtiyaç fazlası parası var. Zekat vermesi lazım/vermek istiyor. Genel kabule göre en az 1/40 vermesi durumunda 2500 (ikibinbeşyüz) TL vermesi gerekli, bunun farz olduğu belirtiliyor. Şimdi bu adam 2500 değilde 700 TL verse; 1)Zekat farziyetini yerine getirmiş olur mu? Mesuliyeti kalkar mı? 2) Eğer farz kabul edilebilecek bağlayıcı bir limit (alt sınır) yok ise bu kişi miktarı daha da aşağılara çekebilir mi? NOT: Bu konudaki kafa karışıklığımı daha sonradan çözdüm ve bu yazıya da atıf yaparak bir makale yazdım. Bknz. Dini Hurafesiz Yaşamak kitabım Sayfa:48 / Fıkıhtaki Zekat Oranlarının Farziyeti/Bağlayıcılığı METİN SEVİL, Kısa Kısa - Sosyal Medya Tadında, Sayfa: 56