Ahmak Geppetto

Ahmak Geppetto
@meusrv
Uygulama ucube coplugune dondugu icin hesap kapali
Çiçekler
Üzerimize basılır, fark edilmeden çiğneniriz; belki de bir çocuğun annesine hediye ettiği bir yaprağımızın uçuştuğu mutluluk rüzgarı oluveririz. Vakti gelince de solup kururuz dünün fısıltısını taşıyıp yarının ıssızlığına gömülürüz. Sadece yapraklarımız değil, hatırlanma ihtimalimiz; tanıdığımız kendimiz de her gözyaşımız her kırgınlığımız tekrar toprağı kucaklar. Ne toprak ana hatırlar bizi ne hediye olduğumuz anne. Günler uzamaya başladıkça, kuruduğumuz ve doğduğumuz toprak hatırlar bizi elleriyle susuz kalmış bir insanın yüzüne su çarpar gibi hafiften dürter. Ezilmeyi, susuzluğu ve gövdemizin yükünü sırtlanır. Hiddetli ,tozlu bir fırtına eşliğinde şöyle fısıldar “devam et, devam et!” diye. Ve bir gün, sanki hiç aynı yerde bulunmamış gibi, sessizlik içinde geçen günlerin ardından fısıltıya kulak veren başka bir çiçek çıkar. Artık ne eskisi gibidir ne de başka biri. Olgunlaşmıştır, ders almıştır; ektiği güzel tohumlar içinde yeşermiştir. Hayatta kalmaya artık daha temkinlidir.
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dallar
Bazen ilaçlanması gereken hasta bir dalımıza tutunuruz ve artık göğe değil yere bakar o dalımız yavaş yavaş yeri selamlar bir noktada çatırdamaları başlar peki ne yapacağız dalımızdan vazgeçemeyecek miyiz yoksa kafamızı kaldırıp budanmayı bekleyen dallarla bir bütün olacağız yaşamımı diğer dallarımı yönlendirebilecek kadar yeterli miyim çürüyen dallarımı budayacak kadar gerekirse bir parçamı tahtakurtlarına yem edecek kadar
1000Kitap
Ağaçlar
Bazen evinizin önünde, bazen bir yolculukta, bazen de gün batımında, güneşin göz kırparak ayrıldığı bir dağda, bazen tek, bazen toplu bir şekilde kümelenir ağaçlar. Tek kümelenen ağaç, ait olmadığı bir yerde olduğu için mi tek kümelenmiştir, yoksa orada durabilecek güce sahip olan tek ağaç olduğu için mi? Bazen de toplu bir şekilde kümelenmek güzeldir; bir ekosistem oluşturursunuz, yapraklarınızın arasını ışıklar yalayıp geçer.Ancak tek gerçek şu ki: Ağaçlar zamanla büyüyor, olgunlaşıyor ve meyve veriyor. Kimi ağaçlar olduğu topraktan besleniyor, sapasağlam oluyor; kimisine olduğu toprak yetersiz geliyor, kuruyor; kimisi ise çölde bitiyor. Gür bir ağacın çürük bir meyvesi, kurumuş bir ağacın dalında kalan son parlak meyvesi, zamanla meyve dalından ayrılıyor, yere düşüyor. Bir zaman sonra kendi kabuğundan çıkıyor; çoğu zaman olduğu gibi toprağa dönüyor, kimi zamansa düştüğü yeri kirletiyor. Ama bir şekilde dalından ayrılıyor.Hangi ağaçta doğarsan doğ, düştüğünde kendi kabuğun seni koruyabilecek mi, yoksa kabuğa ihtiyacın olmadan birinin senin dalından koparıp kabuğunu soymasını mı bekleyeceksin? Düşmeye hazır mısın? Soyulmaya mesela… Ya hem düşüp hem soyulursan, üstüne ezilip pestilin çıkarsa? Peki, ondan sonra ne olacaksın?
1000Kitap