Hafif SIYRIK, bir alıntı ekledi.
18 May 15:30

“Kafamda bir tuhaflık var," dedi Mevlüt. "Ne yapsam bu alemde yapayalnız hissediyorum kendimi."
"Ben yanındayken bir daha asla öyle hissetmeyeceksin," dedi Rayiha anaç bir tavırla.

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan PamukKafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk
Umutcan Dinç, Kafamda Bir Tuhaflık'ı inceledi.
 16 May 00:01 · Kitabı okudu · 10 günde · Beğendi · 10/10 puan

Orhan Pamuk’dan böyle bir başyapıt geleceği belliydi aslında, böyle büyük bir yazar yeni romanını yazmak için altı sene uğraşıyorsa emin olun okunmaya değer şeyler vardır o kitapta.

Mevlüt (kitaptaki doğru yazılışıyla Mevlut) Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı bir köyde doğmuş, saf, temiz ve iyi niyetli; Tipik bir Anadolu İnsanı. Babası ile birlikte İstanbul’a geldiğinde ilk işi yoğurtçuluk oluyor (Konya-Beyşehir’de yoğurtçu çoktur, yazarımız gene nokta atışı yapıyor) ama geçen zaman içinde bu meslek hazır yoğurtların piyasada yaygınlaşmasıyla bitiyor ve Mevlut tavuk-pilavcılık, büfe’de kasaya bakma ve hayatı boyunca bırakmayacağı tek iş olan bozacılığa devam ediyor.

Kitaptaki karakterler gene muazzam. Her telden insan var kitabımızda, Anadolu’dan İstanbul’a gelip kurnazlıkla ve açgözlülükle para kazanma telaşına düşen Korkut ve Süleyman, Zamanının hızlı komünisti Ferhat, İstanbul’a herkesten önce gelip arsaları çevirip insanlara satan “Çarıklı Erkan-i Harp” Hacı Hamit Vural gibi karakterler (diğerlerine spoiler olmaması için girmiyorum) mevcut bu kitapta. Okurken “ben duymuştum bunları” diyip hiç yabancılık çekmeyeceksiniz karakterlere ama, emin olun.

Orhan Pamuk her ne kadar “İlk ve son siyasi romanım” diye Kar’ı işaret ediyorsa da politik yorumlarını ve ince eleştirilerini gene can sıkmayacak biçimde serpiştirmiş kitabına. Hem nalına hem mıhına vuruyor yani. 1960’lı yılların sonundan 2012 senesine kadar olan İstanbul’un değişimini ise arka planına koyuyor kitabının, o kadar muazzam bir anlatımı var ki gözünüzün önünde yaşanıyor resmen o değişim.

Orhan Pamuk, “En İyimser Romanım” diye nitelendirmişti Benim Adım Kırmızı romanını ama bence asıl iyimser kitabı bu. Mevlüt’ün hayat kaygısı, kafasındaki düşünceleri, hep saf ve masum bir halde olması ve kimseye kötülük düşünmemesi “böyle de saf adam olmaz ki ama” diye düşündürtüyor insana yer yer ve zaman zaman ama çok ender de olsa var böyleleri, kimsenin malına yan gözle bakmayacak ve kötülük düşünmeyecek iyi insanlar. O yüzden bu iyi insanlar, hayatları boyunca mücadele içinde olacak ve gün yüzü görmeyecekler maalesef.

Hepimizin kafasında tuhaflık var be Mevlüt, yalnız değilsin. Senin tek farkın bunu söyleyebilecek cesarete sahip olman.

Ruveyda, Kafamda Bir Tuhaflık'ı inceledi.
 09 May 15:13 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Orhan Pamuk'un altı yılda yazmış olduğu Kafamda Bir Tuhaflık, İstanbul’un ve İstanbul'a gelen bir sokak satıcısının hikayesidir. 1969 ile 2012 yılları arasında Mevlut'un yaşamını ve İstanbul’daki kentsel ve toplumsal değişimleri harmanlayarak okuyucuya oldukça sade bir dille bu kitabında sunmuştur Pamuk.
Mevlut kendi yaşamını sürdürmek, ailesini geçindirmek için bozacılık, dondurmacılık, nohut-pilav satıcılığı gibi çeşitli işlerde çalışmış dönemin siyasi sürecinden dolayı eylemlere katılmıştır. Mevlut değişen ortama ve geçen zamana aldırmayıp boza satmayı hiç bırakmamış, sokaklarda boza satarken kendi içine yolculuklar yaparak iç sesini ve kendine özgü o tuhaflığı koruyabilmiştir.
Romanın üzerinde durduğu konulardan biri de resmi görüş-şahsi görüş ve dilin niyeti-kalbin niyeti ikilemleridir. "Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, kısmeti mi? Mutluluk veya mutsuzluğumuz bizim seçimlerimize mi bağlıdır, yoksa bizim dışımızda mı gelişip başımıza gelirler?" soruları kurcalıyor kafamızı.
Romanın ilgi çeken bir yanı ise her karakterin kendi düşüncelerini belirtmek için ara ara söze girmesidir.
Eminim Kafamda Bir Tuhaflık’ta siz de kendinizden birçok şey bulacak ve kendizi romandaki bir karakter gibi hissedeceksiniz. Romanı okurken artık kendi hayatımın yanında Mevlut'un hayatına da sahipmişim gibi bir his uyandı bende.
Orhan Pamuk’un bu romanını ben son cümlesiyle hatırlayacağım: “Bu alemde en çok Rayiha'yı sevdim."

Y., bir alıntı ekledi.
08 May 18:06 · Kitabı okudu · 9/10 puan

"Ben bu alemde en çok Rayiha'yı sevdim," dedi Mevlut kendi kendine.

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 466 - Yapı Kredi Yayınları)Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 466 - Yapı Kredi Yayınları)
Zeynep Aydın, bir alıntı ekledi.
06 May 14:46 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Dejavu yaşıyorum :)
Bakan olduğunda halkına "komşular!" diye seslenen Hasan Ali, şimdi de tüm topluma : "Şimdiye değin ağzı karaları, çekemeyenleri, Atatürk düşmanlarını çok dinledim. Şimdi, gerçeği DİNLE BENDEN diyordu.

Dini bayrak ederek hatim mevlüt okutup
Kendi adamlarını eller üstünde tutup
Kurdular memlekette benzersiz bir idare
İktidarda kalmada onlarca buydu çare.

Öğretmenim Hasan Ali Yücel, Mehmet Başaran (Sayfa 26)Öğretmenim Hasan Ali Yücel, Mehmet Başaran (Sayfa 26)

Giresun'un küçük bir köyü olan Harava'nin adindan yola yola cikarak ozellikle Hititler ile iliskisi kultur benzerligi geyik figurunun yorede Anadoluda Avrupada etkisi bakimindan ele alinmis bir inceleme olmus. Geyik figurunun bu kadar onemli olmasi insanlarin etkilenip yer ismi olarak kullanmasi maddi manevi anlamlar yuklenmesi beni sasirtti dogrusu guzel bir calisma olmus yazarin diger eserlerinide takip edicem Bagdattan Goreleye Mektuplar eseride okunmalidir.

Hamide Kaya, Anayurt Oteli'yi inceledi.
 04 May 18:32 · Kitabı okudu · 15 günde · 6/10 puan

Kitabı okumadan bile tahmin etmeliydim zebercet adı gibi değişik bi psikolojiye sahip biri okuduğum en karamsar kitaplardan biriydi hatta yazarın bunu nasıl bir durum içerisindeydi de yazdı diye düşündürdü bana kitap bana kafkanın dava romanını hissettirdi bir nebze karamsarlık ve olaylar arasındaki geçişler açısından geçmiş bugün vs birazda kafamda bir tuhaflık kitabındaki orhan pamuk un mevlüt karakterini hissettirdi bana zebercet kendi içinde yaşaması hayatı ve sürekli kafasında kurması açısından kitapta beni en çok etkileyen yerse zebercetin intihar esnadında ölüme yaklaşmayı özgürlük olarak nitelemesiydi tek gerçek ve tek özgürlük oydu belkide

SOSYOLOG HANIM, Sosyolojik Kafa'yı inceledi.
02 May 14:58 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

Sosyolojiye dair fikriniz olsun olmasın keyifle okunacak bir kurgusal sosyolojiye giriş kitabı :) Nilüfer'in sosyolojiyle tanışmasını, fikirlerinde, yaşamında gerçekleşen değişimlere tanık olacaksınız. Bu tanıklık kesinlikle sizde de değişime yol açacak. Mevlüt hocamız sade dili ile öğrencilere ve vatandaşa sosyolojiyi sevdirmeye çalışmış.

Dilan, bir alıntı ekledi.
01 May 11:46 · Beğendi · 10/10 puan

Mevlut kızın yüzünde kaçak âşıkların heyecanını değil, bir şükran ifadesi gördü.

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan PamukKafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk
sleepsleeslesls, bir alıntı ekledi.
30 Nis 11:13

ağaçların arasında bir kıpırtı işitti, kız fısıldar gibi adını seslendi:
''Mev-lut!''
Askerden yazdığı mektupları okumuş ve ona güvenen birinin şefkatli sesiydi bu. Mevlut yüzlerce mektubu tek tek aşkla, istekle yazışını, bütün varlığını o güzel kızı ikna etmeye adayışını, mutluluk hayallerini hatırladı. En sonunda kızı etkilemeyi başarmıştı işte. Hiçbir şey göremiyordu ama sihirli gecede sese doğru uykuda gezer gibi yürüyordu.

Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 17 - yky)Kafamda Bir Tuhaflık, Orhan Pamuk (Sayfa 17 - yky)