İnançlı olmak cesur
olmayi, tehlikeye
atilabilmeyi, aci ve
düş kirıklığina hazirliklı
olmayı gerektirir.
Emniyet ve güvenliği
yaşamının birinci
koşulu sayanlar inançlı
olamaz. Kendini
koruma sistemleri içine
hapseden, mal mülk
edinmenin emniyet
olduğunu sanan kişi
kendisini bir tutukluya
dönüştürür. Sevilmek
ya da sevmek, çok
önemli bazı değerleri
düşünmek ve bu
değerler için her şeye
son verecek adimı
atmak için cesaret
gerekir.
Çağdaş insan kendini
metaya dönüştürmüştür,
yaşama gücünü en
fazla kâr getirecek bir
yatırım olarak görmekte,
kişilik pazarinda
yerini almaktadır.
Kendisinden, diğer
insanlardan ve
doğadan kopmuştur.
Artik dileği, hünerlerini,
bilgisini ve kendisini,
yani "kişililk paketini"
alışverişin kendisi
gibi dürüst ve kârlı
olmasinı isteyen
biriyle değiştirmektir.
Yaşamin ilerlemekten
başka amacı, kârlı bir
alıişverişten başka ilkesi,
tüketmenin dişinda
başka doygunluğu
yoktur.