Birini gözümüzde o kadar çok büyütür, ona ruhumuzun en güzel kumaşlarından öyle görkemli bir pelerin dikeriz ki... Sonra o pelerini üzerinden çıkardığında geriye kalan o sıradan yabancıyla yüzleşmek, insana o korkunç değersizlik hissini verir. Bizi ezip geçen şey gerçekten onun bize değer vermemesi midir, yoksa kendi yarattığımız o devasa şaheserin altında kalıp ezilmek mi? Biz o insanı mı seviyorduk, yoksa kendi emeğimizi mi?"