Anneler mi anne olmayanlar mı, ebeveynler mi yahut ebeveyn olmayanlar mı, sahiden kimdir çocuklarını en çok seven?
Çağdaş Fransız filozof Michel Onfray, "Çocuk sahibi olmamayı seçenler" diye yazar,
"müthiş doğurgan ebeveynlerden çok değilse de onlar kadar sever çocuklarını." Şöyle devam eder:
Bir vâris dünyaya getirmekten neden kaçındığını sorulduğunda, Thalès de Milet söyle cevap verdi: "Tam da çocukları çok sevdiğim için... Kim oğlunu veya kızını ölümün kaçınılmazlığıyla, insanların birbirine muamelesinin hainliğiyle, dünyayı kamçılayan bencillikle, para için canımı dişine takma zorunluluğuyla, o degilse güvencesiz işlerle tanıştıracak denli arzulanır bulur hayatı? Ebeveynler sefaleti, mahrumiyeti, yoksulluğu, ihtiyarlığı ve perişanlığı yavrularına aktarmak isteyecek denli nahif, aptal ve öngörüsüz olmayı nasıl başarabilir?
Fakat anneleri dünyaya giriş noktamız olarak gördüğümüzden, toplumsal yozlaşmayı engellemek gibi kutsal bir vazifeyi onlara
yüklemekten daha kolayı da yoktur; bu, modern ailelerdeki her şeyden anneleri sorumlu tutma eğiliminin güncellenmiş bir sürümüdür.