picasso mutsuzları ve kederlileri resmetmeye başlamakta haklıydı. hüzünlüleri. pencereden dışarı kendi bedbahtlığına bakıyordu. buna saygı duyabilirdim. oysa bu meyve ressamları yalnızca kendi faniliklerini düşünüyorlardı; sanki eserlerinin güzelliği ölüm korkularını bir şekilde hafifletebilirmiş gibi. cansız, samimi ve anlamsız hâlleriyle asılıydı hepsi karşımda işte, eşyaların, objelerin resimleri; kendileri de yalnızca birer eşya, birer objeydi, kendi kaçınılmaz yok oluşlarına doğru ilerliyorlardı solarak.