Mustafa öz

Mustafa öz
@milatnnnce
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 02:14
"Eğer başarabilirsem yaşamak istiyorum. Yaşamam gerektiği gibi değil ama yaşamak istediğim gibi. Rüzgarı yüzümde, güneşi tenimde hissetmek istiyorum." Benim için yeri o kadar ayrı ki kitabın. İçine öyle mücevherler gizlenmiş ki bulunmasın diye. Ancak anlamak isteyen ; kalıplara, kurallara bağlı kalmadan sadece hissetmek isteyen erişebiliyor. Kitap her ne kadar sıradan düz bir roman gibi gözükse de kitabın yarısından sonrasını okumaya başladığınız da anlamaya başlıyorsunuz ne kadar eşsiz olduğunu. Her bir sayfayı çevirdiğinizde görüşünüz netleşiyor adeta. Sonradan anlamlandırabiliyorsunuz yaşananların sadece yaşanmakla kalmadığını. İç sesleriyle konuşuyorsunuz Nazlı'nın. Hissettirmeden fısıldıyorlar kulağınıza tırmalayıcı ritimlerini. Her bir cümlede daha bir dibe çekiyorlar sizi. En kötü noktaya kadar karartıyorlar tüm ışıkları. Yalnızlığı en doruklara hissedene kadar durmuyorlar. Aralarda insanlar geliyor ışıkları yakmak için. Kibriti yakıp atıyorlar kafesin içine. Halbuki bilmiyorlar ki o kibritle mumları değil sizi yakıyor. Çığlak atmak, kaçmak istiyorsunuz ama demir parmaklıklar sizi daha da hapsediyor kendine. Sonra biri geliyor yanınıza. Elinde ölmeden önce yapılacaklar ; boynunda zamandan , bitmek üzere bir kum saati. Ama o anlatıyor gerçekleri size. Bu kafesin sizin kafanızın içinde ellerinizde işlediğiniz bir hapishane olduğunu. Herkes kibriti yakıp içeri atarken o hepsini sizin elinize veriyor. Umutlarımızın tükendiğini hissettiğiniz o anda dolduruyor tüm kalbinizi kibritlerle. Kalbini tekrar ısıtıyor , o asla kurtulamayacağınızı zannettiğiniz demir parmaklıkları eliyle söküp bir kenara atıyor. Size tekrar yapabileceğinizi gösteriyor. Vedalaşıyorsunuz en sonunda onunla da herkesle olduğu gibi. Elinizde tek kalan küçük bir turna... Onun yolundan gidiyor
00:00 Biri Sizi DüşünüyorN. G. Kabal · Martı Yayınları · 20218,6bin okunma