Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Okurken kalbim kırıldı.
Berktay’ın yaklaşımı akademik ama aynı zamanda sorgulayıcı bir bilinç taşıyor. Kitabı okurken, dinlerin kadın üzerindeki etkisini yalnızca “metinlerde ne yazıyor” üzerinden değil, tarih boyunca bu metinlerin nasıl yorumlandığı ve kimlerin elinde şekillendiği üzerinden düşünmeye başlıyorsunuz. Bu, okuru ister istemez şu soruyla baş başa bırakıyor: Kadının ikincil konumu gerçekten Tanrı’nın buyruğu mu, yoksa erkek yorumunun ürünü mü?
Kitap, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ı karşılaştırmalı bir biçimde inceliyor. Üç dinin de ortak yönü, kadın bedenini bir denetim alanına dönüştürmeleri. Doğurganlık, cinsellik, annelik, namus… Hepsi kadının Tanrı ile, toplumla ve erkekle kurduğu ilişkinin belirleyici öğeleri hâline geliyor. Berktay bu yönüyle, dinin yalnızca bir inanç değil, aynı zamanda bir iktidar alanı olduğunu gösteriyor