"Ah! Gerçek aşkı yaşamak için bu kadar geç kalmışken ve kalbim ve duygularımla ona gecikmiş borcumu öderken bu haldeysem, karşılıksız bir aşk bile benzeri taşkınlıklar esinleyebiliyorsa eğer, bizi seven bir aşk nesnesinin yanında hissedebileceğimiz taşkınlıklar nasıl olurdu acaba?"
(Rousseau~İtiraflar)
Molière'in Don Juan'ı "soylu bir beyefendidir, şeytani bir adamdır", yalnızca ahlaki değer konusunda değil (bir liberten) dinsel anlamda da (tanrıtanımaz ya da hür düşünceli) "inançsızdır". Olası en büyük ihtiyat ve ustalıkla hileye başvurmak, kendi kendiyle çelişmek, işine geldiğinde aldatmak ve eline fırsat geçtiği anda bütün kadınları baştan çıkarmak dışında "hiçbir ilkesi" yoktur. Girişimlerini yönlendirebilecek ve aslında rahatsızlık duyduğu bütün ahlak kurallarını, örneğin istikrar ve sadakat gibi değerleri hiçe sayar. Genelde "ahlaksız" denen tipin en iyi örneğidir: Saygı gösterdiği tek yasa özgürlük ve kadınları baştan çıkarma konusundaki sayısız başarılarını bitimsiz ve duraksızca birbirine ekleyip sefahat peşinde koşmaktır.