Aşk mıdır ki can-ü dil mülkünü yağma eyleyen
Aşk mıdır sinem içre gelip de cân eyleyen
Aşk mıdır ki boynuma takıp belâ zincirini
Gezdirip Mecnûn gibi âlemde rüsvâ eyleyen
Aşk mıdır ki bî-vefâ güller elinden geceler
Inledip bülbülleri tâ subh güya eyleyen
Aşk mıdır ki eyleyen tîr-i cefâya cân-siper
Mihnet ü derd ü gamı sinemde peydâ eyleyen
Aşk mıdır ki bir kenân-ebrû nigârın yâdına
Ok gibi bu kaddimi’büküp benim yâ eyleyen
Aşk mıdır ki fenni derdi okutup âşıklara
Fasl u babı sinemin levhinde inşâ eyleyen
Aşk mıdır ki bu Muhibbi sînesîne dağ vurup
Ahir ânın gözleri yaşını derya eyleyen
Muhîbbî
"... İnsanın kendisini yargılaması, başkasını yargılamasından çok daha zordur. Kendini iyi yargılamayı başarırsan gerçek bir bilge olduğunu kanıtlamış olursun."