Öncelikle ben kitabı okumayı tam şu an şu dakika bitirmiş bulunmaktayım. Anlatıcaklarıma geçmeden önce bir şey belirtmek isterim, kitabın konusuna değinmeyecegim sadece kitabı okurkenki duygularımdan bahsedeceğim.
Çok değişik duygular içerisindeyim aslında çünkü Meryem NART' ın kaleminden çıkmış üçüncü kitabımı okudum ve her hikayesi muhteşemdi. Bir karaktere nasıl kişilik kazandırılacağını çok iyi biliyor bence yazarımız, ve bu kitaplarını okurken çok net bir şekilde anlaşılıyor.
Bu kitaba dönecek olursak da herkesin bildiği gibi dünyada ölüm diye adlandırılan bir son var. Hepimiz elinde sonunda bunun tadına bakacağız. Galiba kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey Elif'in yaşamak için değil de ölmek için sebep aramasıydı. Hayattan gerçekten vazgeçmiş olduğunu gayet iyi anlatıyordu bize. Hakan'ın ve Elif'in arkadaşlık bağlarının ne kadar kuvvetli olduğunu hissediyorsunuz kitabı okurken ve bu çok içinize dokunuyor her insanın mutlaka böyle bir arkadaşı olmalı diye düşünüyorum. Giray'ın yaşadıklarına da gelirsek, bence Giray Elif'ten daha kötü bir durumda kalmış. Hayatta ne yapacağını tam olarak bilememiş bir o tarafa bir bu tarafa savrulup durmuş ve belirsizlik içinde yaşamış. Bence insanı yaşarken öldüren en büyük şeylerden biri belirsizliktir ve Giray tam da bunu yaşamış gibi geldi bana geçmişini unutup geleceğine bakamamış. Açıkçası benim kitapla alakalı düşüncelerim bu kadar umarım yararlı olabilir sizlere. İyi okumalar diliyorum.