Uzun uzun dinleyip sustuktan sonra kendimle konuştuğum bir süre.
Kendi kendime konuşmayı öğrendim, bir süre sonra yüreğime kalem tutturmayı.
İnsan, dilinin dönmediğini kağıda çok kolay aktarırmış. Yaşadım ve öğrendim.
Ezberlenmiş bir bilgi değil, hissedilmiş ve yaşanılmış bir olgudur bu.
Bir öğrencinin dramı gibi. Öğretmenin sözlüye kaldırdığında
- Anlatamam ama yazabilirim
-Anlatamam ama çizebilirim dediği gibi
Mahmut İNCE