Aslı astarı olmayan şeylere inanan adam, korkuyu arzular; hayal gücü bunu ister. Denilebilir ki, korkacak hiçbir şeyi olmamaktan korktuğu kadar, hiçbir şeyden korkmaz. İnsanlar hayal hastalarıdır.
İnsan düşüncesi, teolojik görüşler içinde şaşkınlaştı, kendisine yabancılaştı, kendi gücünden kuşkuya düştü, tecrübeye güvensizlik duydu, gerçeklerden korktu, akıl ve muhakemeyi aşağıladı. Ve ruhani ya da maddi otoriteyi körü körüne izlemek için, akıl ve muhakemeyi terk etti. Hareketlerini düzenlemede tek yetkili olan zorbaların ve rahiplerin ellerinde, insan, tümüyle bir makine oldu.
El sıkıştığımız anda, rüzgarın avuçlarımız arasında sıkıştığını duymadın.
Belleğin kendisini hazırlamasıydı bu aslında. Buluşmadan önceki ayrılıştı. Duymadın.