Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2970
Gösterim
Adı:
Sağduyu
Alt başlık:
Tanrısızlığın İlmihali
Baskı tarihi:
1 Eylül 2017
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753430944
Orijinal adı:
Le Bon Sens
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Bu kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle, 1928 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları arasında Aklı Selim adıyla yayımlandı ve basımı İstanbul’da, Devlet Matbaası’nda eski harflerle gerçekleştirildi. Genç Cumhuriyet’in Aydınlanma savaşçılarından Dr. Abdullah Cevdet’in bu çevirisi, 1929’da Latin harfleriyle yeniden yayımlandı. Aydınlanma Çağı’nın filozoflarına esin kaynağı olan Jean Meslier bir rahipti. Yani, Fransa’nın Turan Dursun’u… Tüm dinleri kıyasıyla eleştirdi. İnsan düşüncesiyle temas ettiği her noktada dini idelojiyi yerle bir etti. Elyazmaları, Paris’te gizlice elden ele dolaştırıldı. O günün parasıyla 10 altın Lui’ye kapışıldı. Meslier’nin düşüncelerini yayma mücadelesi verenlerin başında gelen Voltaire, “Hiçbir şey, Meslier’nin kitabından daha etkili olamaz” diyor.Ünlü filozoflardan D’Alambert’in ifadesi ise şöyle: “Dışardan az görünen kuvvetiyle bu derece etki yapan yalnızca top barutunu tanıyorum. Jean Meslier’nin kitabı top barutuna benziyor.”
408 syf.
"Din konusunda insanlar büyük çocuklardır."
(#51235078)

*

Kitap, Atatürk'ün emriyle 1928 yılında ülkemizde yayımlanmış. Daha önce de Atatürk'ün okunulmasını tavsiye ettiği Beyaz Zambaklar Ülkesinde yi okumuş ve çok beğenmiştim. Atatürk, kitap tavsiye etmede ve yayımlanmasının sağlanmasında nokta atışı yapmış diyebilirim.

*

Kitabın yazarı Jean Meslier'in sitede verilen bilgilerine baktığımda, aklıma ilk gelen Turan Dursun oldu. Turan Dursun ile Jean Meslier arasında düz hesap 250 sene var diye kabul edersek, Batı ile aramızda da 250 sene var yorumunu yapabilirim.(Katılmayabilirsiniz) Jean Meslier, 17-18 yy da yaşamış bir rahip ve filozof. Özellikle din adamlarına karşı eleştirilerde bulunmuş ve akabinde ateist olmuş. Kendisi için heralde ateizmin öncülerinden biri yorumu da yapılabilir. Fransız aydınlanmacilarina da esin kaynağı olmuş. Bu eserini de kendisi öldükten sonra basılmış. Zaten yaşarken basılsa muhtemelen yazarı ya kazığa oturturlar ya da diri diri yakarlardı.

*

Kitaba gelecek olursak, yazar din kavramının kendisini, Tanrı kavramını ve spesifik olarak da Hristiyanlik, Yahudilik, İslamiyet ve diğer birkaç dini eleştiriyor. Ancak yazarın özellikle üstünde durduğu mevzunun genel olarak din ve Tanrı kavramının olduğunu söyleyebilirim. Dinlerin içeriğine yönelik eleştirilere pek girmemiş.

Eleştirilerinde Tanrı kavramının tanımının çelişkili ve tutarsız olduğunu, ilahiyatcilarin da işin içinden çıkamadiğını ve sürekli gizem bulutu ile gezdiklerini ifade eden yazar, kötülük sorunu, Tanrının her şeyi bilmesi ama öte yandan insanı sınav yapıyor olması, özgür irade sorunu, ruh kavramı gibi konularına uzun uzun değinmiş.

"Bütün çocuklar tanrıtanımazdır, Allah hakkında hiçbir fikirleri yoktur." (#51236825)

Din kavramının cehalet ve korkunun ürünü olduğunu ifade eden yazar, bir insanın gerek Tanrı gerekse din inancının doğduğu coğrafya ve aileye bağlı geliştiğinin altını çizerek; insanın kendi tercihine bakılmaksızın bir din üyesi haline geldiğini ve bunun hayatını dizayn ettiğini söylüyor. Bu insan kendi tercihine bakılmaksızın üyesi olduğu dini ve Tanrıyı mutlak doğru olarak bilir ve sıkı bir şekilde savunur. Hayatını dizayn eden bu kavramların çoğunlukla insana zarar verdiğini ifade eden yazar, insanların dinde kalmasının temel etkenin, insanların dinleri hakkında bilgi sahibi olmamalarini ve bunun hakkında yeterince düşünmemeleri olduğunu söyler. Yazarın yaşadığı zamanlarda din adamlarının insanlar üzerindeki etkisinin gücünü de göz önüne alırsak yazar, insanların dinlerine karşı cahil kalmasının en büyük nedeninin din adamları sınıfının olduğunu söyler. Ayrıca din adamlarının tarih boyu bir elinin mutlaka politikada ve iktidar erkinde olduğunu söyleyen yazar, bu durumun hükümdarlara mutlak bir koruma ve işledikleri her cürüm için kendi vicdanlarini rahatlatmalari için de bir teskin aracı olduğunu ifade eder.

Yazar ahlak konusunda dinin güçlü bir erk olmadığını, gerek dinin kuvvetli olduğu toplumlara bakıldığında gerekse tarih boyu din uğruna süregelen savaşlar tahlil edildiğinde görülebilecegini söyler. Yazar kendisinin de teolojiye hakim olmasının da etkisiyle bu ve benzeri analizlerine gelebilecek eleştiri ve cevapları iyi bildiği için, bunlara da anında cevaplar verir. Dinlerin insanı hoşgörüsüz bir hale soktuğunu ve bunla birlikte Tanrı'yi hoşnut etmek veya Tanrının emrini yerine getirmek için insanların çok kolay şiddete meyilli hale geldiğini/getirilebildigini ortaya koyan yazar, dinin pandoranın kutusu olduğunu ve bu kutunun açıldığını söyler.

*

Hikâyenin aslında kötülükler dünyaya yayılır ve ardında ise umut kalır. İnsanlık elinde umutla yürümeye devam ediyor.



Keyifli okumalar.
402 syf.
·7 günde
Kitap, Atatürk’ün talimatıyla 1928’de Arap harfleriyle basılmış ve 1929’da ise latin harfleriyle tekrardan basılmış. Dr. Abdullah Cevdet, eski harflerle basımının bir örneğini, Atatürk‘e şu ithaflarla sunmuş: “En büyük acizden en büyük iktidara.“ 1929’da ise Türkçe basım ithaf sayfasında, “Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Hazretlerine” yazısı çok hoşuma gitti doğrusu. Kitabın çevirmeni Abdullah Cevdet, not olarak, bu kitabın İçtihat’ta bölüm bölüm yayınlandığını ve çok hazla okunduğuna ilişkin, Anadolu’nun Lice, Bayburt, Kangal gibi uzak köşelerinden mektuplar aldıklarını ve eserin kitap şeklinde basılmasını istediklerini yazmış. Doğrusunu söylemek gerekirse, o zamanlarda Tanrısızlığı konu alan bir kitabın böylesine rağbet görmesine şaşırdım. Bu arada kitabın içinde Atatürk’ün altını çizdiği ve işaretlediği yerler de bulunuyor.
Gelelim kitabımızın konusuna...
Öncelikle, oldukça akıcı ve dili sadece bir kitap. Kitabın bazı bölümlerinin kolaylıkla çökertilebilir olduğunu düşünüyorum. Ama bazı bölümlerinin de ciddi anlamda sorgulatıcı ve önemli olduğunu söyleyebilirim.
Kitap her dini eleştiriyor. En çokta İsevilik, Muhammedilik ve Museviliği... Ama okurken ağırlıklı olarak Hıristiyanlığı eleştirdiğini, yanında da Museviliği eleştirdiğini gördüm. Müslümanlığa karşın çok az bir eleştiri söz konusuydu. Sanki daha çok Müslümanların yaptığı yanlışlara ve dinlerinin onları yönlerdirdiği doğrultuya karşın bir eleştiri vardı. Ama temel olarak baktığımızda bu yazar, bir Tanrı’nın var olmasının ne kadar saçma ve olanaksız olduğunu anlatmaya çalışıyor bize.
Kitabın içeriği ise; din adamlarının ve hükümdaların dini kullanarak bizi nasıl sömürdüklerini, çocukların daha anlayamayacakları bir yaşta dini eğitim görmemeleri gerektiğini, dinin insanlara ne oranda ve nasıl zarar verdiğini, din devletlerinin ne halde olduğunu ve Tanrısallığın temelindeki çelişkileri vb.
anlatıyor.
Dini inancınız ne olursa olsun bu kitabı okuyabilirsiniz. Sorgulamaya başlamak için güzel bir kitap olduğunu düşünüyorum ve kesinlikle okumak isteyenlere öneriyorum.
İyi okumalar...
408 syf.
·308 günde·Beğendi·9/10
Kitabı uzun vadede ama özümseyerek okumaya çalıştım.En çarpıcı olanı kitabın yazarının din adamı olması.
Kitabı Atatürk ,okullarda okutulması için tavsiye etmiş,tavsiye ettiği yıl 1928,yani yeni harf devriminin yapıldığı yıl.Hemen okullarda okutulmasını önermiş tabi biz okulda okumadık ya da okutturmadılar?Kitap o kadar aydınlatıcı ve zihin açıcı ki ,Atatürk'ün tavsiye ettiği kitaplar her zaman kaliteli ve güzel mesajlar içeriyor,Beyaz Zambaklar Ülkesi de öyleydi.
Kitabın yazarı 17'yy da yaşamış Teoloji eğitimi almış bir Fransız filozoftur.İyi bir eğitim almış,önce rahipken daha sonra yaşadıkları olaylar sonucunda din den soğuyarak, dine ve dinadamlarına eleştirel bir bakış getirerek kitap yazmıştır.Biz de ki Turan Dursun'un Avrupa 'da ki yüzyıl öncesi versiyonu diyebiliriz. Fransız aydınlanmacılarına esin kaynağı olmuştur.Voltaire bu kitabı methetmiştir.
Kitapta bütün dinlere, ekseriyetle Hıristiyanlık dinini eleştirerek,Allah ve Din kavramlarını ele alıp eleştirmiş.Dinin korku ve cehaletten kaynaklanan, insanın ürettiği, birbirine tezatlıklarla dolu bir kavram olduğunu anlatmış.Dinadamlarının sahte,güvenilmez ve dini çıkarları için kullanan,hükümdarları ve halkı da tesiri altına alarak afyon gibi uyuşturduklarını ve bundan da çalışmadan,üretmeden para kazanarak zengin olduklarını yazmış.Aslında dinadamlarının kendilerin de bu tezatlıklara cevap veremediklerini içinden çıkamadıklarını anlatmış.
408 syf.
·32 günde·Beğendi·10/10
18. yüzyılın başlarında devrimci-demokrat nitelikteki aydınlanmacı, materyalist filozof ve ütopik komünist Jean Meslier'ın yüzyıllara meydan okuyan başyapıtı. 1928 yılında büyük önderimiz Atatürk tarafından Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları arasında Aklı Selim adıyla yayınlanmış.

Jean Meslier bir rahipti tıpkı kendisinden 250 sene sonra yaşayan din adamı Turan Dursun gibi.

Büyük Atatürk'ün altını çizdiği bölümleri tıpkıbasımıyla yayınlayan Kaynak Yayınları'nın en büyük başarılarından biri bu mükemmel ötesi kitabı yayınlamak.

Her cumhuriyet genci, bu kitabı tekrar tekrar okumalı, Voltaire'nin dediği gibi, " Hiçbir şey,Meslier'in kitabından daha etkili olamaz."
408 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Türkiye'deki ilk baskısı Atatürk'ün talimatıyla 1928 yılında, devlet matbaası tarafından eski yazıyla yapılmış, 1929 yılında ise bugünkü yazıyla yayınlanmış kitap, 1929'dan 1995 yılına kadar baskı yapmamış. Okuduğum baskısı 2016 yılına ait 11. Baskı. Kitap, Rahip Jean Meslier'in Tanrısızlık hakkındaki 192 denemesinden oluşuyor. Her bir başlık en fazla üç sayfa sürüyor ve kimi yazıları ikna edici argümanlar içeriyor. Buradan, bazı yazılarının önceki yazılarının tekrarı olduğu ve ikna edici bilgiler içermediği sonucuna ulaşabiliriz. Kitabın başında, Atatürk'ün okuduğu baskıda altını çizdiği birkaç sayfa bulunuyor. Burada hoş bir anıdan da bahsetmeliyim. Çevirmen Abdullah Cevdet, kitabın ilk baskısının bir nüshasını Atatürk'e hediye etmiş ve o günün tarihini atmış (29 Aralık 1928). Benim kitabı okumaya başladığım tarih de aynı güne ama 89 yıl sonrasına denk geliyor. Çevirmen pek çok yerde bazı yayınların da okunmasını salık veriyor ama bunlar ya zamanının dergi ya da kitapları. Bu dergi veya kitaplara ulaşmak ya da en azından ilgili kısmı okumak farklı bir deneyim olabilirdi. Kitabı basan Kaynak Yayınları belki başka baskılarında o kaynakları da ekler. Meslier'in, Tanrısızlığı insanların ikiyüzlü oluşlarından örneklediği kısımları ikna edici bulmadım. Yani din adamlarından bazıları kötüdür diye Tanrı yoktur denemez. Bunun yanında, elle tutulur iddiaları da vardı elbette. Açık bir zihinle okunması gereken bir kitap. Beni etkiledi.
408 syf.
·98 günde·Beğendi·9/10
Yazarımız filozof ve bir zamanlar rahip olan bir beyefendidir. Din ve din adamlarına olan güvenini kaybetmesi ve bu durumların üzerine geliştirmiş olduğu argümanların bir dökümüdür bu kitap. Bizzat Atatürk tarafından Dr. Abdullah Cevdet' e çevirtilmiştir. Çevirisi muazzamdır, yüreğine sağlık. Kitabın ilk kısımlarında yazar hakkında önsöz ve yorumlar mevcut. Ayrıca Atatürk' ün bahse konu kitap üzerinde altını çizdiği kısımlar da verilmiş. İster inançlı biri ister ......teist olun bu kitabı okumalısınız. Gerçekten çok iddialı, okuması keyifli ve sizi uzun uzun düşündüren sayfalar var. Neredeyse altını çizmediğim bir sayfa olmadı. Bir zamanlar bir rahip olan bu kişinin nasıl bir ateist olduğunu açıklamalarıyla okuyunuz. Kesmezse Turan Dursun' dan devam edersiniz.
408 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Aklı Selim'in 1928'de Arap harfleriyle yapılan ilk basımının, MustafaKemal.Atatürk'e sunulan nüshasının ithaf sayfası: "En büyük acizdenen büyük iktidara."

Kitap Fransız Rahip olan Jean Meslier'e ait. Kitapta dinler akıl ön planda tutularak eleştirilmiş. Dinin neredeyse her hükmü eleştirilmiş. Yazar çoğu yerde iyi noktalara deyinmiş.
408 syf.
·Beğendi·10/10
“Zayıf ve korumasız çocuklarını kolladığı bize sürekli olarak temin olunan ve bununla birlikte bu çocukları kayalar, uçurumlar, sular arasında başıboş dolaşmakta serbest bırakan; yanlış ve zararlı arzularına ender olarak engel olan; ihtiyatsız, tehlikeli silahlarla oynamalarına ve yaralanma tehlikesine maruz kalmalarına izin veren bir baba hakkında ne deriz? Zavallı çocuklarına olacak kötülükten kendi kendisini sorumlu tutması gerekirken, yanlışlarından dolayı çocuklara en zalimce ceza veren bu aynı baba hakkında ne düşünürüz? Haklı olarak; bu baba, benliğinde zulüm ve alıklığı toplamış bir delidir deriz.”

O halde soruyorum Tanrı neden bize bunu yapıyor ? Bir tür sınav mı ? Uçuruma doğru koşmamızı isteyipte bana sığın, doğru yoldasın demek bana pek doğru görünmüyor. Oysa uçurumun sonunu görenlere ise durma koş, yoksa düşersin diyor. Bazen düşmek pahasına da olsa durmak gerekir..

Kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle, 1928 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları ile yayımlatılmış, keşke daha önce okusaydım dediğim, içerisinde Jean Meslier'in Tanrı üzerine haklı düşüncelerini sormasının sonucunda kendimden bir parça bulduğum bir kitaptır. Tanrı ve İnsan ilişkisi üzerine düşünme adına sizleri derin düşünce yolculuklarına bırakıcak bir kitaptır. Başucunuzda bulundurmanızı ve her sene tekrar tekrar okumanızı tavsiye ederim. Tanrı üzerine bir düşünce yoluna girmek isteyen kişiler, bu kitap ile yola başlayabilirler.
408 syf.
·9 günde·6/10
Rahip olan yazar Jean Meslier din adamlarına olan güvenini kaybetmesi sonucu dinleri eleştirel gözle değerlendirip yorumlamaya başlamıştır. Eleştirileri Hristiyanlıkla sınırlı kalmayarak tüm dinleri kapsamaktadır. Dinlerin hepsinin insan eseri ve birbirinin tekrarı olduğunu sadece akıl ve mantığı kullanarak görmenin mümkün olduğunu anlatmaya çalışıyor.
408 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Yeni bakış açılarını merak ettiğimden alıp okumuştum. Yeni düşünceler olduğunu farkediyorsunuz. Bakış açınıza göre yorumlayabilirsiniz. Her konuya göre düşünceler vardı. Anlaşılır biçimdeydi.
Allah, ya kötülüğe engel olmak istiyor ancak kötülüğü yasaklamaya muktedir olamıyor; ya kötülüğü yasaklamaya muktedir olabiliyor ancak engel olmak istemiyor; ya kötülüğü ne istiyor ne de yasaklayabiliyor; ya da kötülüğü Allah hem istiyor hem de yasaklamaya kadirdir. Eğer yasaklamaya kadir olmaksızın yasaklamak istiyorsa, Allah acizdir; eğer Allah kötülüğü yasaklamaya gücü yettiği halde yasaklamak istemiyorsa, bu durumda ona atfedilmesi zorunlu tutulan bir kötülükçülük karşısında bulunuyoruz demektir. Eğer Allah kötülüğü yasaklamaya hem gücü yetmiyor, hem de bunu yasaklamak istemiyorsa, hem aciz hem herkesin kötülüğünü isteyen olur; eğer Allah kötülüğün yasaklanmasını hem istiyor ve buna da gücü yetiyorsa, o halde kötülük nereden geliyor?
İşleyebileceği en küçük bir hatadan dolayı kendisini cezalandırmak için en acı azap ve sıkıntılara uğratacağını bildiği bir babayı, bir evlat hiçbir zaman sevemez.
Bize denilecek ki, “Tanrı insanı akıllı yarattı, ancak onu her şeyi bilir olarak yaratmadı.” Bundan şu sonuç çıkar: Tanrı insana Tanrıların içyüzünü anlayacak ölçüde geniş yetiler vermedi. Bu durumda sabit olur ki, Tanrı insanlar tarafından ne bilindi, ne de bunu istedi. İş böyle olunca, bu yatarılışları yüzünden Tanrıların içeriği hakkında bir fikir edinmek olanaksızlığı içindeki yaratıklara kızmaya, gücenmeye, Tanrı’nın ne hakkı vardır!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Sağduyu
Alt başlık:
Tanrısızlığın İlmihali
Baskı tarihi:
1 Eylül 2017
Sayfa sayısı:
408
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753430944
Orijinal adı:
Le Bon Sens
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kaynak Yayınları
Bu kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle, 1928 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları arasında Aklı Selim adıyla yayımlandı ve basımı İstanbul’da, Devlet Matbaası’nda eski harflerle gerçekleştirildi. Genç Cumhuriyet’in Aydınlanma savaşçılarından Dr. Abdullah Cevdet’in bu çevirisi, 1929’da Latin harfleriyle yeniden yayımlandı. Aydınlanma Çağı’nın filozoflarına esin kaynağı olan Jean Meslier bir rahipti. Yani, Fransa’nın Turan Dursun’u… Tüm dinleri kıyasıyla eleştirdi. İnsan düşüncesiyle temas ettiği her noktada dini idelojiyi yerle bir etti. Elyazmaları, Paris’te gizlice elden ele dolaştırıldı. O günün parasıyla 10 altın Lui’ye kapışıldı. Meslier’nin düşüncelerini yayma mücadelesi verenlerin başında gelen Voltaire, “Hiçbir şey, Meslier’nin kitabından daha etkili olamaz” diyor.Ünlü filozoflardan D’Alambert’in ifadesi ise şöyle: “Dışardan az görünen kuvvetiyle bu derece etki yapan yalnızca top barutunu tanıyorum. Jean Meslier’nin kitabı top barutuna benziyor.”

Kitabı okuyanlar 103 okur

  • Ömer Akbaş
  • Melike Vatansever
  • Yasemin Yıldırım
  • Beatle
  • Gökhan kaçar
  • Çiğdem
  • Hasan Akdeniz
  • Tuğba Coşkun
  • sevde
  • Tuncay YILDIRIM

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%11.1
25-34 Yaş
%38.9
35-44 Yaş
%38.9
45-54 Yaş
%11.1
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%36
Erkek
%64

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40.5 (15)
9
%32.4 (12)
8
%10.8 (4)
7
%5.4 (2)
6
%5.4 (2)
5
%0
4
%2.7 (1)
3
%0
2
%0
1
%2.7 (1)