·
Okunma
·
Beğeni
·
25774
Gösterim
Adı:
Tanrı Yanılgısı
Baskı tarihi:
Mayıs 2009
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944315111
Orijinal adı:
The God Delusion
Çeviri:
Tunç Tuncay Bilgin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kuzey Yayınları
Baskılar:
Tanrı Yanılgısı
Tanrı Yanılgısı (Cep Boy)
The God Delusion
The God Delusion
Tanrı İllüziyası
Herkesin okuması gereken bir eser."
-The Economist-

Kendimizi, doğaüstü varlığın egemen olduğu yaşamlardan kurtarabileceğimiz, yeni bin yılın kitabi olarak görüyorum."
-Brian Eno-

'...eğlenceli, oldukça bilgilendirici, görkemli yazılmış ...aldığımız ilk dini eğitimden bu yana başımıza bela olan boş inançlardan kaynaklanan bu zırvalara kapıldığımız için zekice azarlanıyoruz'
-Rod Liddle, Sunday Times-

'Heyecanlı ve neşeli bir kitap. Dawkins, kuvvetli tezlerinin tüm gücüyle kükreyerek geliyor...'
-Joan Bakewell, Guardian-

'Ateşli, akıllıca, eğlenceli, moral verici ve hepsinin ötesinde ölümcül derecede lüzumlu...'
-Daily Express
'Tanrı Yanılgısı olağanüstü ilginç bir kitap... parıldayan dili ile anlatılmış bu kitap sadece okumayı bir zevk haline getirmekle kalmıyor, aynı zamanda geniş bir yelpazede düşünmemiz için beynimizi uyarıyor'
-Financial Times

'Dawkins, bir gölge süper güç tarafından sarmalanmış, elverişli ve rahat bir ortamda bulunan bir insan dünyasına ihtiyaç duymayan okuyuculara bir parça akıl ve entellektüel bakış ila haz veriyor'
-Herald Tribune
'Dünyayı bir kez daha yıkayan, köpüklü bir boş inanç gelgitine karşı, bütün kariyeri boyunca hayatın kendisinin zor ve muhteşem sebebini kanıtlayan büyük bir bilimadamından, fevkalade savaşçı bir atak'
-Johann Hari, Independent-

"Yaratılışçılar ile Tanrı'ya inanlar, Dawkins'i kendilerinin bas düşmanı olarak görmekte haklılar. The God Delusion'da kendinin ne müthiş bir hasım olduğunu göstermektedir. Coşkuyla ve heyecanla okunan bir yapıt... Tam da Papa ile İslam'ın birbirinden uzaklaştığı bir ortama denk geldi."
-The Guardian

Son zamanlarda, Discover dergisi, evrimi sert ve etkili savunduğu için Richard Dawkins'i "Darwin'in Rottweiler"i olarak anmaktadır. Prospect dergisi ise onu, (umberto Eco ve Noam Chomsky ile birlikte) dünyanın ilk üç halk aydınından biri olarak seçti. Bu kez Dawkins keskin zekâsını din üzerine çevirir, dinin hatalı mantığını ve yol açtığı acıları ifşa eder.
Eski Ahit'in cinsiyet takıntılı tiranından, Aydınlanma düşünürlerince müşfik (ama hala mantık dışı) Kutsal Düzenleyici olmasına kadar Tanrı'yı bütün formlarıyla eleştirir. Dine ilişkin bütün önemli argümanları didik didik eder ve doğaüstü bir varlığın olamazlığını açık seçik ortaya koyar. Konuları tarihsel ve çağdaş kanıtlarla destekleyerek, dinin nasıl savaşı ateşlediğini, bağnazlığı kışkırttığını, çocukları istismar ettiğini gösterir. Böyle yaparak, Tanrı inancının sadece akil dişi (irrasyonel) değil, ayni zamanda potansiyel olarak ölümcül olduğu seklinde zorlayıcı bir durum yaratmaktadır.
Dawkins'in dini çürütmeye yönelik ateşli ve şiddetli tarzı, Kutsal Kitap'ı delik deşik eden tutarsızlık ve zalimlikler durmadan dile getiren, "maharetli tasarım"ın anlamsızlığı ya da can çekişen Orta Doğu veya Orta Amerika köktendinciliği karşısında tüyleri diken diken olan herhangi biri tarafından bağrına basılacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Ödüller: İngiliz Galaxy Kitap Ödülü Sahibi 2007 Yılın Yazarı
368 syf.
·Beğendi·8/10
Richard Dawkins çok zeki ve kurnaz bir bilim adamı ve kesinlikle boş yazan birisi değil. Dünyada 2400 tane inanılan tanrı var ve bunlardan birtanesine inanan biri diğer 2399 tanrıyı reddetmiş oluyor :) ateist birisi ise hepsini reddediyor. Bu eserde Richard Dawkins dinler ile mitoloji eserler arasındaki benzerliklere değinmiş. Gerçekten de baktığımız zaman gilgamis destanı ile Tevrat arasında okadar çok benzerlik var ki.... Sanki Musa peygamber gilgamis destanını alıp kendince bişeyler ekleyip Tevrat i oluşturmuş düşüncesinden kendimi alamıyorum. İncil de Tevrat in devamı, Kuran'da İncil'in... Temele iniyorsun insan eliyle, insan aklıyla oluşturulmuş Gilgamis destanına variyorsunuz. Araştırmalarima devam edeceğim tabiki de kendimce cevaplar buldukça sizlerle paylaşacağım.
368 syf.
·31 günde·Beğendi·9/10
Körüne körüne inanmak mı, yoksa önce sorgulamak mı? Din konusunu tabu haline getirmeyen, soru sorma cesareti olan herkesin mutlaka incelemesi gereken bir kitap. Boş eleştirilerle dolu ve sadece saldırı amaçlı olmayan, kaynaklar göstererek sebep sonuç ilişkisi üzerinden ilerleyen, Dawkins'in kendi cevaplarını verirken, bizi de kendi cevaplarımızı bulmaya iten, inanan ya da inanmayan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Özellikle ahlakın dinden bağımsız olduğunu çarpıcı bir biçimde göstermesi belki de en altı çizilesi konudur.
368 syf.
·10/10
Bir kitap bu kadar bilimsel olup ancak bu kadar akıcı olabilir. Etrafında Allah yoksa bu dağları kim yarattı diye soran herkesin okuması gereken, başladığı gibi biten kitap.
368 syf.
·22 günde·Beğendi·Puan vermedi
Baştan söylemeliyim. Eğer bazı şeylerin yanlış olduğunu düşünüyor ve sorgulamak istiyorsanız bu kitabı okumalısınız. Bu şekilde düşünmüyorsanız ve beyniniz sorgulamaya açık olmayacaksa kitap sizin için Dawkins'in tabiriyle "şeytan işi" olmaktan öteye gitmeyecektir.

Amerika'nın kurucularından Thomas Jefferson'un yeğenine yazdığı mektuptan bir alıntıyla başlamak istiyorum: "Tanrının varlığını bile cesurca sorgula; çünkü eğer bir Tanrı varsa, mantığa olan saygıyı gözü kapalı korkudan daha çok takdir edecektir."

Eğer benim gibi bu konuyu atlatmışsanız ve farklı bakış açıları kazanmak istiyorsanız başvuracağınız kitaplardan biri Tanrı Yanılgısı olmalı.

Peki neden?

Yazarın üslubuyla başlamak istiyorum.
Dawkins kitabın bazı bölümlerinde biraz bilimsel yazmış ve okumak zor olabiliyor. Doğal seçilim ve memlerle ilgili bölümler daha çok. Benim için böyleydi ve bu bölümleri yavaş yavaş okudum. Bunun dışında kalan bölümler ise çok akıcı ve eğlenceli bir dille yazılmış. Richard Dawkins lafını esirgemiyor ve bu benim çok hoşuma gidiyor. Kitap bir bütün olarak akıcı.

İçeriğe gelirsek, Dawkins toplumların önemli sorunlarından çoğuna değiniyor: kan, katliam, savaş, kurbanlar, eşcinseller, çocuklar, kadınlar... Hepsinin ortak paydasında ise dinler var.
Dinlere bakış açım, onların kadınlara bakış açılarını gördüğümde değişti ve Tanrı Yanılgısı'nda da bu konuya birçok yerde değiniyor. Kadınların dinler tarafından aşağılanması, basit ve değersiz görülmesi ve kutsal kitaplardan verilen örnekler... Evet, kitapta çok çarpıcı örnekler var ve bu beni daha da iğrendiriyor.

Bu konuyu bir yana bırakırsak kitaptaki çarpıcı noktalardan bazıları da şunlar. (Kitap tamamen çarpıcı gerçi. :D )

Din ve çocuk. Çocukların istismar edilmesi konusunu uzunca ele almış.
"Bir çocuk Hıristiyan çocuk değildir, Müslüman çocuk değildir, Hıristiyan ebeveynlerin ya da Müslüman ebeveynlerin çocuğudur." Bu cümlesinde o kadar haklı ki. Çocuklar ailelerinin dinine inanmaya zorlanıp, sorgulamadan bütün bir hayatı böyle geçiriyorlar. Ve bunun bir çeşit istismar olduğunu 9. bölümde uzun uzun anlatıyor.

Katliam. Dinin, hayatını tamamen ona adayan insanları nasıl katillere dönüştürdüğünü çok etkileyici örneklerle anlatıyor. Bir papazın, kürtaj yapan bir doktoru katletmesi mesela. Ve yaptığıyla gurur duyuyor. Tabii sadece bedenen öldürmekten bahsetmiyorum. Ölmenin ve öldürmenin birçok çeşidi var. Dinlerin ortaya çıkışından bu yana dinmeyen kanı, kutsal kitapların nasıl buna teşvik ettiğini anlatıyor.

Tüm konuları tek tek açamam tabii. Burada en çok etkilendiğim üçü olan kadın, çocuk ve katliamlardan bahsettim.

Şimdi gelelim kitabın ana konusuna.
Tanrı neden olasılıksızdır?

Bunu burada özetleyemem sanırım çünkü Dawkins kitapta art arda sıralıyor. Tanrı varsayımının ne tür kısır döngülere yol açtığından uzunca bahsediyor. Hepsini birkaç cümleye indirmek zor ama şu alıntı okumaya değer: "İyice incelendiğinde, akıllı tasarımın sorunu iki katına çıkardığı ortaya çıkacaktır. Bir kez daha, bunun sebebi, tasarımcının anında kendisinin kökeniyle ilgili daha büyük bir sorun doğurmasıdır. Bir lohusa otu (veya bir evren) gibi olasılıksız bir şey tasarlama yeteneğine sahip herhangi bir varlık, lohusa otundan daha olasılıksız olmak zorundadır. Bu berbat kısır döngüyü sonlandırmak şöyle dursun, Tanrı kısır döngüyü alabildiğine şiddetlendirir."

Değinmek istediğim birkaç nokta daha var.
Dawkins o kültürde yetiştiği ve o konuda daha fazla birikime sahip olduğu için İncil ve Hıristiyanlık üzerinden gidiyor daha çok. Doğal olarak. Anlamak için İncil'i okumaya gerek yok tabii.
Ve bir de bölüm başlarındaki alıntılar... Kitaba dair en sevdiğim şeylerden biri onlar oldu. Birçok bilim insanı, politikacı, komedyen ve yazarın söylediklerinden en güzelleri seçilmiş. :)

Videolarını izleyerek, konuşmalarına hayran kalarak bu kitabı okumaya başlamıştım ve diğer kitapları da okumak istediğimi artık biliyorum. Teşekkürler Richard Dawkins.

İncelememi şu meşhur ve bir o kadar da eğlenceli alıntıyla bitiriyorum.

"Bir ateist olup olmadığım sorulduğunda, Zeus, Apollo, Amon Ra, Mithras, Baal, Thor, Wotan, Altın Buzağı ve Uçan Spagetti Canavarı'nı hesaba katarak, soruyu soran kişinin de bir ateist olduğuna dikkat çekmeyi eğlendirici bir taktik olarak görürüm. Ben ona göre sadece bir tanrı öteye geçiyorum."
368 syf.
·9 günde·9/10
Selamlar...
Bazı kitaplar vardır, kutsal kitaplardan daha açıklayıcıdır. İnancı geçerli temellere dayandırır. Aklın ve bilimin ışığında açıklar. Malum din, ispatlanamayan efsanelerden, boş inançlardan, kulaktan dolma birçok masallarla devam ettirdiğimiz bir soru işareti.
Philip Pullman şöyle söylemiş kitap için: "Tanrı Yanılgısı, usta Dawkins'in bütün berraklığı ve zarafeti ile yazılmıştır. Çok iyi, aslında yetişkinler olduğu kadar çocuklar da bu kitabı okumayı hak ediyor. Özellikle de "inançlı" okullarda."
Sonuna kadar katılıyorum. Neden belli bir kalıbın içine dahil edilmeye çalışıyoruz?. Neden sorgulayamıyoruz? Neden inanç özgürlüğü olan bireyler yetiştiremiyoruz.? Hep bir kalıp içerisinde yaşıyoruz. Temeli yok. Birçoğunun aslı astarı yok. Zeki, okuyan bir nesil yetiştirmek istiyoruz ama kitap bu inanmalısın diyoruz. Lakin zorlama yok diye devam ediyoruz. Sonra kocaman bir amamız var.... Kitabın koyduğu kuralların dışına çıkarsan da günahlar kapı açıyor. Ardından yanıyoruz, helak oluyoruz. Ama her ne olursa olsun Tanrı bizi seviyor. Bugün birisi çıkıp karşıma bunları söylese sanırım gülerim. Dawkins eğer inanç temeline dayanmasak yine de iyi ve ahlaklı hayatımızı tamamlar mıyız sorusuna da cevap aramış kitapta.
Ben dinler silinip gitse de yine de aynı salt iyiliği içimde barındırdığımı düşünüyorum. Din için iyi değilim, ya da ahlaklı... Korkularımız aslında tam da bu uçurum da başlıyor. Birçok insana sorun. Din olmazsa herkes suç işler mantığını duyarsınız. Ya da duymuşsunuzdur. Gerçekten böyle mi? Hayır değil bu bile bir genelleme.
Umarım inançlarını sorgulayabilcek olan okuyucular tarafından okunur. Hayatınıza yön verebilecek, soru işaretlerinizi giderebilecek bir baş yapıttı benim için. Yeni kitaplarıyla buluşalım arkadaşlar...
368 syf.
·Beğendi·10/10
İnsan denilen varlık kendisine çok değer verir. Yitip gitmekten, hiçliğe savrulmaktan feci bir korku duyar. Ölüm hakikatini kavramayaz, bu acizliği kabul edememe ve değerli olmaya duyduğu müthiş açlık karşısında hemen yaz çizer. Dünyanın bir amacı olduğuna, Tanrının bile insanı yaratmadan varolamayacağına inanır ve buna telkin olmaya hazırdır. Basit olmayı içselliğine yediremeyen insan, beşeri ilişkilerde de bu önemli olmaya meyli istismar eder, insanı ve doğayı önüne gelen bütün aparatları sömürür. Bütün hatalarını, eksikliğinin sorumluluğunu Tanrının üzerine yıkar.

Homo sapiens nesli barınmaya bağlı güvenliği, temel yaşam gereksinimleri gibi en alt düzey ihtiyaçlarını aştıktan sonra kendi varlığına takılıp kalmıştır. Bu kendi varlığına kitlenen insan, semavi dinlerden çok önceleri mitolojide Tanrı kavramını oluşturmuştur. Tarih boyunca binlerce din ve günümüzde hüküm süren semavi dinlerin temasında ise, Tanrı varlığı insanlığı kontrol etmesinin kaçınılmaz olduğu saplantısına düşürmüştür.

Hepimiz Tanrıyı bir insan suretinde düşünürüz. Dinlerin biz insanoğluna aşıladığı, Tanrının ödül ve ceza sisteminin olduğuna inanırız. Tanrı insan gibi kaygılar duyar. İnsan suretinde hayal edilen bu Tanrı modeli yanılgının başlıca sebeplerinden birisidir.

Tanrı insanı neden yarattı sorusu çok önemlidir. Tanrı insanı yaratmadan varlığını sürdürebilir miydi? Tanrı insanı yarattıysa, Tanrı bir nevi insana ihtiyaç duymuştur. Bir başka varlığı ihtiyaç duyan Tanrı olabilir miydi? Tanrı insanı yarattıysa, ya canı sıkılmış olmalı ya da insan olmadan varlığını sürdürememiş olmalıdır. Bu iki teoride, Tanrı kavramının özüne terstir.

Ben bu kitabı ateist olduktan sonra okuduğumdan dolayı beni derinden etkilemeyi başaramamıştır. Bir ateist bu kitabı okuduktan sonra tek hissiyatı; oh ne güzel yapmışımdan öteye gidemeyecektir. Ve inançlı bir insan ise korkularından arınmadığı, kendisinin değerli olduğu avuntusundan ve değerli olmaya ihtiyaç duyma meylinden kurtulamadığı müddetçe kitabı okumasının bir önemi yoktur. Tanrı kavramını keşfetmek tamamiyle düşünceseldir.

Dindar insanlardan duyduğum ve hiç sekmeyen yegane soru şudur; ee Tanrı yoksa bizi kim yarattı.. İnsan mantığına göre bu kısır bir döngüdür. Tanrının tek başına varolacağına inanır ama evrenin tek başına varolacağına inanmak istemez. Dedik ya insan kendisine müthiş değer verir, hiçliği kabul edemeyecek kadar korkaktır ve hemen yaz çizer..

İnsan suretinde Tanrı modeli, onu yarattığımız gün zaten ölmüştü. Tez, antiteziyle doğmuştu.

Dindar insanlar benim gibi ateistlerin cezalandırılacağını düşünür. Ne yalan söyleyim, ilk zamanlar gözlerimi kapatır yok olduğumda Tanrıyla hesaplaştığımı düşlerdim. Cezalandırıldığımı ve sonsuz azaba bırakıldığımı ve içsel hakikatim orada ortaya çıkardı, bu Tanrı modeline saygı duymuyordum. Kendi yarattığı insanın saygısını kazanamayan Tanrının varolmasında bir anlam göremediğimi hissettim. Tanrıya acımaya başladığımda onun yokluğunu da kabul etmiş oldum.

Kitap içeriği hakkında konuşmayı doğru bulmadım. Kendi varlığına özgürlüğü veren insan için, Tanrı yanılgısı aslında aklın yanılgısıdır. Korkularına teslim olmuş bir insana göre bu kitap sadece, Tanrı yanılgısının yanılgısıdır.

Kitap özelinde ona addedeceğimiz ve biçeceğimiz değerde bu kıstasla ilintilidir..
368 syf.
Sürekli bir aydınlanma hali içinde okudum ve evreni açıklamak konusunda kutsal kitaplardan çok daha açıklayıcı oldu.
Kör Saatçi ve Gen Bencildir kitaplarını okumayı dört gözle bekliyorum. İnsanoğlunun kavrayışın sınırlarını zorladığı bir zamanda yaşadığım için bende en az senin kadar çok heyecanlıyım. Ufkumu, zihnimi, algımı, bilincimi biraz daha genişlettiğin için aynı zamanda cesaretin içinde teşekkür ederim Dawkins.
368 syf.
·10/10
Defterime kaydettiğim kitaplara baktım da... Kitabı yakın bir tarihte okumuşum. Pdf'den bulabilmiştim yalnızca. Ve çok beğendiğim kısım vardı, şu an pdf'yi açıp baksam neredeyse her satırın altı çizilidir diyebilirim.

"Şöyle bir kitap, böyle bir kitap, herkesin kitaplığında bulunması gereken bir kitap, harika müthiş çok güzel bir kitap" terimlerinin klişe olduğu bir çağda farklı bakış açıları ve farklı bakış noktaları isteyen bir yapıt.

Dawkins (kendisinin ateist olduğu kitabın isminden de belli) bu eserinde güzel bir iş çıkarmış. Ateist değilim, ama çoğu yazdığına hak verdim. Sorgulanması gereken bir çok şey olduğuna inanıyorum. Ve de insanların tüm evren tarihi boyunca kendi kafasında oluşturduğu Tanrı sembolünü sorgulaması gerektiğine...
368 syf.
·10 günde·7/10
Rıchard Dawkıns bu yapıtında, din'i baya bi sorgulamış.Baştan söylemek gerekirse dine körü körüne inanan, tabularını yıkmak istemeyen, kulaktan dolma bilgilerle yetinen, din'e inanipta araştırma gereği duymayan bir kişi bu yapıtı okusada anlamaz.Tabuları yıkmak lazım her görüşten bir şeyler ögrenip kendine göre iyiyi doğruyu bulmak lazım.Dili, biraz ağır örneklendirmeleri güzel.Tanrı'nın varlığına inanın inanmayan ister Ateist olun ister teist fark etmez ne yapıyorsanız din hükmettiği için değil, içinizden geldigi gibi yapın .Okunması gereken yapıt okuyun bir şey kaybetmezsiniz beni ençok etkileyen konulardan birtanesi, lut kavmi oldu .Güzel bir yapıt çıkarmış sorgulayın efendim ilk önce sorgulamayı bilelim bırakalım kafalarımız karışsın o zaman kendimizi geliştirdiğimizi hissederiz.Bilgi paylaşıldıkça güzeldir.
368 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Din konusu bir muamma. Herkesin kendine göre bir dini var bence. Kimine göre ahlakı kimine göre vicdanı kimine göre...

Ben 13 yaşından beri agnostik birisi olarak şunu çok iyi anladım ki herkes diğer insanlara zararı olmadığı sürece istediğini yapabilir ve inanabilir...
368 syf.
en başta belirtmeliyim ki bir biyolog eseri. bu çok şey demek. bir biyolog olarak her şeyi bir kenara koyup dinlerin geçirdiği evrim süreci ve bugün neye dönüştüklerini irdeliyor yazar birer canlı gibi.

Ek bölüm ile birlikte toplam 11 bölümden oluşuyor.
sırasıyla,
-ilk bölümde einstein'cı inanışı tanımlıyor dawkins
- ikinci bölüm tanrı olgusunun tanımlandığı bölüm olarak özetleyebilirim.
- üçüncü bölüm tanrının varlığına dair sunulan ispatların toplandığı bölüm
- dördüncü bölüm ise tanrı olmadığını bilimsel olarak açıkladığı bölüm
- beşinci bölüm dinlerin tarihinin incelendiği bölüm
- altıncı bölüm ise felsefeye geçiş bölümü. "iyi" olmak için dine ihtiyaç var mı? sorusunu tartışıyor.
- yedinci bölüm din ve ahlak kavramlarının ayrı şeyler olduğu üzerine analizlerle dolu.
- sekizinci bölümde teolojinin birey ve toplum üzerinde yarattığı uzun vadeli zararları işliyor
- dokuzuncu bölümde ise teolojinin tek doğruymuş gibi çocuklara kadar indirgenmesine tepkisini içeriyor.
- onuncu bölüm boşluk ve varlık sancılarının felsefe ve bilimle doldurulması gerektiği üzerine
- ve son bölüm ise ek adıyla yardımcı yazınsallar içeriyor.

yazar, insanın doğduğu coğrafya bile edineceği inancı belirliyorken bunu tek doğru olarak kabul edilmesi ve insana yüklediği suni bir tutuculuk olduğunu söylüyor. eğer arkansas'ta doğup, hıristiyanlığın doğru islamiyet'in yanlış bir din olduğunu düşünüyorsanız ya da afganistan'da doğmuş olsaydınız tamamen tam tersini düşüneceğinizi bilerek... hiç sormaz mıydınız kendinize neden diye?

kitap ismi taraflı bir bakış açısına vurguda bulunuyor. ben de açıkçası objektiflikten çok taraflı yorumlar bekliyordum ama gayet objektif bir kalemle yazılmış kitap.

tavsiye ederim.
Eğer insanlar sadece cezalandırılmaktan korktukları ya da ödüllendirileceğini umut ettikleri için iyi kalplilerse, o halde gerçekten çok acınacak haldeyiz.
Eğer insanlar sadece cezalandırılmaktan korktukları ve ödüllendirileceklerini umut ettikleri için iyi kalplilerse, o halde çok acınacak haldeyiz.


-Einstein
Richard Dawkins
Sayfa 222 - Kuzey Yayınları
Her hareketini gözetleyen ve hatta bütün sahte düşüncelerini bile izleyen gökyüzündeki büyük gözetleme kamerasına veya kafanın içine yerleştirilmiş küçük dinleme aletine gerçekten inanıyor musun?
Richard Dawkins
Sayfa 222 - Kuzey Yayınları
Paul Bell şöyle bir sonuca vardı: "Dinsel inanç ve bir kişinin zekâsı ve/veya eğitím seviyesi arasındaki ilişki üzerine 1927'den beri yapılan 43 araştırmanın, dördü hariç hepsi bu etmenler arasında bir ters orantı olduğunu buldu. Buna göre, bir kimsenin zekâsı ya da eğitim seviyesi ne kadar yüksek olursa, bu kişinin dindar olması ya da herhangi bir türde 'inançlar' barındırması o kadar olasılıksızdır."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrı Yanılgısı
Baskı tarihi:
Mayıs 2009
Sayfa sayısı:
368
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944315111
Orijinal adı:
The God Delusion
Çeviri:
Tunç Tuncay Bilgin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kuzey Yayınları
Baskılar:
Tanrı Yanılgısı
Tanrı Yanılgısı (Cep Boy)
The God Delusion
The God Delusion
Tanrı İllüziyası
Herkesin okuması gereken bir eser."
-The Economist-

Kendimizi, doğaüstü varlığın egemen olduğu yaşamlardan kurtarabileceğimiz, yeni bin yılın kitabi olarak görüyorum."
-Brian Eno-

'...eğlenceli, oldukça bilgilendirici, görkemli yazılmış ...aldığımız ilk dini eğitimden bu yana başımıza bela olan boş inançlardan kaynaklanan bu zırvalara kapıldığımız için zekice azarlanıyoruz'
-Rod Liddle, Sunday Times-

'Heyecanlı ve neşeli bir kitap. Dawkins, kuvvetli tezlerinin tüm gücüyle kükreyerek geliyor...'
-Joan Bakewell, Guardian-

'Ateşli, akıllıca, eğlenceli, moral verici ve hepsinin ötesinde ölümcül derecede lüzumlu...'
-Daily Express
'Tanrı Yanılgısı olağanüstü ilginç bir kitap... parıldayan dili ile anlatılmış bu kitap sadece okumayı bir zevk haline getirmekle kalmıyor, aynı zamanda geniş bir yelpazede düşünmemiz için beynimizi uyarıyor'
-Financial Times

'Dawkins, bir gölge süper güç tarafından sarmalanmış, elverişli ve rahat bir ortamda bulunan bir insan dünyasına ihtiyaç duymayan okuyuculara bir parça akıl ve entellektüel bakış ila haz veriyor'
-Herald Tribune
'Dünyayı bir kez daha yıkayan, köpüklü bir boş inanç gelgitine karşı, bütün kariyeri boyunca hayatın kendisinin zor ve muhteşem sebebini kanıtlayan büyük bir bilimadamından, fevkalade savaşçı bir atak'
-Johann Hari, Independent-

"Yaratılışçılar ile Tanrı'ya inanlar, Dawkins'i kendilerinin bas düşmanı olarak görmekte haklılar. The God Delusion'da kendinin ne müthiş bir hasım olduğunu göstermektedir. Coşkuyla ve heyecanla okunan bir yapıt... Tam da Papa ile İslam'ın birbirinden uzaklaştığı bir ortama denk geldi."
-The Guardian

Son zamanlarda, Discover dergisi, evrimi sert ve etkili savunduğu için Richard Dawkins'i "Darwin'in Rottweiler"i olarak anmaktadır. Prospect dergisi ise onu, (umberto Eco ve Noam Chomsky ile birlikte) dünyanın ilk üç halk aydınından biri olarak seçti. Bu kez Dawkins keskin zekâsını din üzerine çevirir, dinin hatalı mantığını ve yol açtığı acıları ifşa eder.
Eski Ahit'in cinsiyet takıntılı tiranından, Aydınlanma düşünürlerince müşfik (ama hala mantık dışı) Kutsal Düzenleyici olmasına kadar Tanrı'yı bütün formlarıyla eleştirir. Dine ilişkin bütün önemli argümanları didik didik eder ve doğaüstü bir varlığın olamazlığını açık seçik ortaya koyar. Konuları tarihsel ve çağdaş kanıtlarla destekleyerek, dinin nasıl savaşı ateşlediğini, bağnazlığı kışkırttığını, çocukları istismar ettiğini gösterir. Böyle yaparak, Tanrı inancının sadece akil dişi (irrasyonel) değil, ayni zamanda potansiyel olarak ölümcül olduğu seklinde zorlayıcı bir durum yaratmaktadır.
Dawkins'in dini çürütmeye yönelik ateşli ve şiddetli tarzı, Kutsal Kitap'ı delik deşik eden tutarsızlık ve zalimlikler durmadan dile getiren, "maharetli tasarım"ın anlamsızlığı ya da can çekişen Orta Doğu veya Orta Amerika köktendinciliği karşısında tüyleri diken diken olan herhangi biri tarafından bağrına basılacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Ödüller: İngiliz Galaxy Kitap Ödülü Sahibi 2007 Yılın Yazarı

Kitabı okuyanlar 1.460 okur

  • Asım Yüksel
  • Cansel Karataş
  • Mert Kızılca
  • Belma smr
  • Bünyamin MAZREK
  • Arif
  • Castiel
  • Burçak A
  • emrah ertan
  • Barış Vardar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.1
14-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%22.6
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%27.4
45-54 Yaş
%10.3
55-64 Yaş
%0.7
65+ Yaş
%3.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%36.4
Erkek
%63.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%31.6 (160)
9
%20.7 (105)
8
%21.1 (107)
7
%10.3 (52)
6
%6.3 (32)
5
%3 (15)
4
%1.8 (9)
3
%0.6 (3)
2
%0.6 (3)
1
%1.6 (8)

Kitabın sıralamaları