Adı:
İlahi Komedya
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
736
ISBN:
9786050812411
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Divina Commedia
Çeviri:
Nurseren Yurtman
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Dünya edebiyatının temel metinlerinden biri olan İlahi Komedya, yedi yüz yıllık geçmişiyle birçok edebî esere ilham kaynağı olagelmiştir. Dante'nin hem yazarı hem de başkahramanı olduğu bu destansı anlatıda ölümden sonraki hayata yapılan yedi günlük bir yolculuk anlatılır. Dante, sırasıyla Cehennem, Araf ve Cennet'ten geçerek buralardan edindiği izlenimlerini okuyucuya lirik bir dille aktarır. Böylece Orta Çağ Batılı insanının zihnindeki "ahiret" algısı gözler önüne serilirken, ortaya tarihin en uzun şiirlerinden biri çıkmış olur.

Nurseren Yurtman'ın yıllara dayanan çalışmalarıyla notlandırarak İtalyanca aslından Türkçeye çevirdiği bu ölümsüz eser, sadece edebiyat meraklılarının değil, araştırmacıların da gözden kaçırmaması gereken eşsiz bir kaynak...
(Tanıtım Bülteninden)
Kitaplar diyorum, iyi ki varlar...
Kitabın ismini ilk olarak bir filmde duymuştum kitaplıkta karşıma çıkınca da alıp göz gezdirmek istedim ama daha ilk sayfadan kitapla muazzam bir bağlantı içine giriyorsunuz. Bende alıp okuma kararı aldım. İyi ki de okumuşum. Gerçekten abartısız söylüyorum muazzam bir kitap. Bayıldım.
Kitap karikatür şeklinde tasarlanmış ve dili oldukça sadedir.
Konusuna gelecek olursakta, konu seçimi en temel konudur. Yani hakikatten bahsediyor. Olmuş ve olması gereken her ne varsa işin özüne inerek oldukça açıklayıcı ifadelerle hakikati anlatıyor.
Okuyun, pişman olmayacakğınız gibi okudunuz diye teşekkür de edersiniz.
Kitabı baştan sona okumak maksimum bir saatinizi anca alır. Kesinlikle tavsiye ederim.
Herkese keyifli okumalar dilerim...
Şu kısacık okur hayatımda, okuduğum en uzun soluklu kitabı bitirmenin haklı gururunu yaşıyorum. Aferim bana :)

Kitabın şöyle kabaca  bir eskizini çizecek olursak, Dante, Cehennem,Araf ve Cennete yaptığı hayali seyahatini ve orada gördüklerini kendi ağzından bize anlatıyor. İlk olarak Cehennem ile başlıyor yolculuğu. Cehennem, aşağıya inildikçe daralan dokuz katmanlı bir çukurdan oluşuyor ve çukura inildikçe insanların çektiği acıların dozuda artıyor. Dante tanıdığı, duyduğu , siyasetçisinden din adamına, önemli bilim insanlarından mitolojik karakterlere kadar   kim varsa atmış hepsini cehenneme. Dönemin siyasal olayları yüzünden sürgün edildiği bir zamanda yazmış olduğundan mütevvellit bütün kinini, nefreti yansıtarak intikam almak istercesine doldurmuş cehennemi sevmediği insanlarla.

Ve öyle bildiğimiz klasik cehennem gibi bir yer değil orası. Hani sadece yansalar iyi...  türlü türlü işkenceler mide bulandırıcı şeyler... yer yer " insan, insana bunu yapar mı?" :) demeden alamadım kendimi. Cehennem bölümünü genel itibarıyla beğendim tek falsosu benim için 28. kantoda Hz. Muhammed (s.a.v.) ve Hz. Ali için yazdıkları... Cehennemin sekizinci katmanında yani bölücülerin cezalandırıldığı bölümde, hıristiyanlık varken yeni bir din tebliğ ettiği için peygamber efendimizi ve Hz. Ali'yi son derece çirkin ifadelerle bölücü olarak anlatmış. Bunu da Dante'nin koyu bir hıristiyan olmasına ve İslamiyetin o dönem hızla yayılmasına bağlıyorum. Ama keşke bu hakareti hiç yapmamış olsaydı çünkü kitaba olan bütün hayranlığımı kaybetmeme sebep oldu...

Gelelim Araf'a... Araf kelimesi oldum olası bana kasveti çağrıştırmıştır. Araf'a başlarken  çok kasvetli ve bunaltıcı bir şey okuyacağımı düşündüm ama hiçte öyle olmadı. Cehennem çukurundan sonra Araf dağı çok iç açıcı ve rahatlatıcı bir bölümdü.

Araf, yedi kattan oluşan bir dağ ve yedinci katında cennetin kapısı bulunuyor. Burada insanlar yaşarken hoşnut edemedikleri tanrıyı ölüler ülkesinde hoşnut ederek cennete girmeyi umuyorlar. Göndermelerin bol olduğu, okumasının gayet keyif verdiği bir bölümdü.

Son olarak Cennet... Beni en çok şaşırtan bölüm burasıydı. Zira hayalimdeki cennetten çok uzak bir cennet tasarlamış Dante... Ben suların aktığı, yeşilliklerin, türlü türlü çiçeklerin muhteşem yiyeceklerin, güzel kokuların hakim olduğu bir cennet beklerken Dante yıldızlar arası bir yolculuk anlatmış bize. Bir ara " İnterstellar" filmini izliyorum sandım. :) Ama genel anlamda keyifliyidi.  Özellikle çocukluk aşkı Beatrice'e olan sevgisini anlattığı  ve cennette yükselirken Beatrice'in Dante'de ki tesirinin de artığı  yerler "Vay canına!" :)

Sözün özü, İlahi Komedya' yı  inceleyecek kapasitede değilim. kendimce izlenimlerim bunlar. Sıkıcı bir kitap olmadığını söylemek isterim. Özellikle bol göndermeli bir kitap olduğu için acaba Dante şimdi kime giydirecek, kime laf sokacak diye merak ve keyifle okutuyor kitap kendini. Merak edip okumak isteyenlere keyifli okumalar.

Benzer kitaplar

Birkaç sene önce okuduğum, okumaya sürekli devam ettiğim, alıntı yapmaktan hoşlandığım kitaptır.:) Bitirince tek düşündüğüm "Keşke orijinal diliyle okuyabilseydim." olmuştu. Rekin Teksoy'un çevirisi harika tabii ki ama sanki bir şeyler eksik gibi hissettirmişti.

Bilindiği üzere Dante'nin Cehennem-Araf-Cennet yolculuğunu anlatır. En sevdiğim bölüm çoğu kişi gibi 'Cehennem'. Söylemeliyim ki bu bölümü okurken bir yandan Botticelli'nin Cehennem tablosuna göz atmak hayal dünyasındaki bazı kurguların tam olarak oturmasını sağlıyor.

Dante'ye karşı başka bir hayranlık uyandıran şey onun sonsuz Beatrice aşkı. Beatrice'e özellikle 'Cennet' bölümünde sık ve aşkla rastlanır...

Naçizane fikrim İlahi Komedya herkesin okuması gereken bir eser. Özellikle düşüncelerin uyutmadığı gecelerde rahatlamaya birebir.:)
Söyleyebileceğim o kadar şey var ki...Tek diyebileceğim şey "Sen nasıl bu kadar basit ama karmaşık, saatlerce düşündüren bir kitabı böyle hayran olunası bir şiirsellikle yazdın? Hele ta o zamanlardan nasıl bu kadar iyi insan-durum-siyaset tahlilleri yapabildin? Nesin sen Dante? Ne? "
İlahi Komedya (İtalyanca: Commedia, Divina Commedia), Dante tarafından 14. yüzyılın ilk yarısında yazılmış, İtalyan ve dünya edebiyatının en meşhur epik konulu manzum baş yapıtlarından biridir[1]. Eser evrenesel konusu ile Dünya klasikleri arasına girmiştir.

Orta çağda “Komedya", "tragedya'nın" aksini ifade etmek amacıyla “sonu iyi biten hikâyeler anlamında” kullanılan bir kelimeydi. Bu yüzden eser sonu iyi biten hikaye anlamına gelecek anlamı ile esere ad seçilmiştir. Dante, eserine sadece Komedya adını vermiş iken 1360 yılında Giovanni Boccaccio İlahi adını da ekleyerek eseri Hırıstiyanlaştırır.[2] Eserin İlahi adını alışı ile ilgili farklı görüşler vardır. Örneğin bu eseri dilimize çeviren Nurseren Yurtman’a göre bu tarih farklıdır. “Yazarın Komedya olarak adlandırdığı eserin “ilahi” sıfatını alışı, şairin ölümünden iki asır sonraya, 1555 tarihine denk geliyor . Bu tarihte eserin Venedikli yayıncısı...esere “ilahi” sıfatını layık görmüş.” demektedir.[3]

Dante’nin adını ölümsüz kılan bu eser, aynız amanda Dante’nin yakılarak idam edilmesine sebep olan olayların da başında gelecekti. “Dante’nin Papa’ya hükümete ve politikaya bulaşmaları ve akabinde ortaya çıkan yolsuzluklar ve skandallar yüzünden eleştirmesi –ki bu Komedya’da çeşitli bölümlerde geçer– onun yakılarak ölüm cezasına çarptırılmasına yol açacaktı.”
Rekin Teksoy çevirisini gayet başarılı buldum,şiirselliği kesinlikle bozmamış. Adı geçen kişiler,olaylar,yerler ve armalarla ilgili de dipnotlar açıklayıcı ve gerekli olmuş. Çok fazla kişi ve olay mevcut çünkü ama bu size sıkıcı olduğunu düşündürmesin. Özellikle Dante'nin tasvirleri ve bazı ifadeleri hayranlık uyandırıyor.Bir adamın düşüncelerini benimsemeyen ve aksi yönde hareket eden ailesinden bahsederken olayı "onun topuğunu bastığı yere ayak uçlarını bastılar" şeklinde ifade ediyor mesela. Yazıldığı dönemde dünya merkezli bir evrene inanılması gibi bazı yanlış teorilere rastlamak da tebessüm ettirmiyor değil hani.
üç bölümden oluşan bu kitabın en heyecanlı ve etkili bulduğum kısmı cehennemdi,bu bölümde dante çok yaratıcı imgeler kullanmış ve etkileyici olmuş.Araf ve Cennet ise vasat kalmış ama cennet yükselirken kullandığı imgeler yine çok yaratıcı ve güzeldi
Enteresan bir bakış insan cenneti cehennemi kısaca ahir hayatı Dante' nin anlatımıylada okumalı .:)Kimler kimler yok belki biraz korku belki deli saçması ama neden olmasın.
Bu kitapta Dante'yi takdir ettiğim bir nokta o kadar uğraşıp kendi dünyasında cennetine, arafına ve cehennemine sokacak bir çok insan bulabilmiş olması. :) Çok değişik bir kurgu. Okuyalı neredeyse 10 sene olacak ama en çok hatırladığım kısmı ise Cehennem kitabında bazı tanıdık isimlere rastlamamdı. Okurken çok objektif olunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Onun gözünden bakabilmek lazım.
Dante cennet ,cehennem ve araf üçlüsünü hayal gücünü ve kendi inancını kullanarak iyiler ,kötüler ve arada kalanlar olarak bölmüş.Kitabın sıkıcı tarafı bu üç yerde de adı geçen şahıslar Dante için önemli kişiler olmasına rağmen okuyucu için yabancı gelmesi.Dipnotları sürekli okumakta dikkatimi dağıttığı için kitabı bitirmekte zorlandım.
Okura farklı bir iç dünyası açarak, ruhun derin bir enginlikten görü sağlıyor. Ve cümleler anlamdan çok çağrışım ve ilhamla yaratım gücü kazandırıyor, çok güzel.
Zevkle okuduğum bir kitap oldu . Dante hiristiyan olmuyan herkes cehenneme gider gibi betimlemis, birde sevdigi insanlarin hepsini cennete, sevmediklerini cehenneme yollamis:) yani biraz Tanrisal rolü oynamis...
“Başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu, başkasının merdiveninden çıkmanın ne denli zor olduğunu göreceksin.”
...çok ağırbaşlı olun davranışlarınızda!
Her yelde savrulan bir tüy olmayın,
ve yıkanmaya kalkmayın her suda.
"ruhlar var ateşlerin arasında, her biri yakalanmış kendisini yakacak olana."
...çünkü gerçekten uzağı görmeli insan,
herkes için doğrudur bu, yoksa
gereksiz yüklerle dolar gemisi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
İlahi Komedya
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
736
ISBN:
9786050812411
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Divina Commedia
Çeviri:
Nurseren Yurtman
Yayınevi:
Timaş Yayınları
Dünya edebiyatının temel metinlerinden biri olan İlahi Komedya, yedi yüz yıllık geçmişiyle birçok edebî esere ilham kaynağı olagelmiştir. Dante'nin hem yazarı hem de başkahramanı olduğu bu destansı anlatıda ölümden sonraki hayata yapılan yedi günlük bir yolculuk anlatılır. Dante, sırasıyla Cehennem, Araf ve Cennet'ten geçerek buralardan edindiği izlenimlerini okuyucuya lirik bir dille aktarır. Böylece Orta Çağ Batılı insanının zihnindeki "ahiret" algısı gözler önüne serilirken, ortaya tarihin en uzun şiirlerinden biri çıkmış olur.

Nurseren Yurtman'ın yıllara dayanan çalışmalarıyla notlandırarak İtalyanca aslından Türkçeye çevirdiği bu ölümsüz eser, sadece edebiyat meraklılarının değil, araştırmacıların da gözden kaçırmaması gereken eşsiz bir kaynak...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 452 okur

  • Abdullah Gure
  • Asiye Tekin
  • Ahmet
  • Musa Deniz
  • Leoww
  • Tuğberk Haşimoğlu
  • İlker Kara
  • Abbas Tezcan
  • Çağkan
  • Osman C

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%0.8
18-24 Yaş
%23.4
25-34 Yaş
%32.2
35-44 Yaş
%28
45-54 Yaş
%7.7
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.2
Erkek
%42.8

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37 (47)
9
%22.8 (29)
8
%17.3 (22)
7
%11 (14)
6
%2.4 (3)
5
%3.9 (5)
4
%1.6 (2)
3
%2.4 (3)
2
%0
1
%1.6 (2)

Kitabın sıralamaları