İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından,
İnsandan insana şükür ki fark var;
-Birine cennetse,birine zindan-
İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Selahiyetim olsaydı,her sene üniversitenin ve yüksek mekteplerin son sınıf mezunlarını bir araya toplar,onlara şu fikirleri kabul ettirmeye çalışırdım:
"Tahsiliniz bugün sona eriyor,değil mi? Ellerinize tutuşturulan diplomanın en büyük yalanı budur.Tahsiliniz bugün bitmiyor,bilakis,bugün başlıyor.On altı, on yedi seneden beri size öğretilen şeylerin çoğu ihtisas bakımından lüzümsuzdur;bütün dünyada hala yıkılmamış kötü bir öğretim sisteminin kurduğu an'aneye göre hafızalarınıza istif edilmiş,unutulmaktan başka hiçbir şansı olmayan ölü bilgilerdir.Zekanız bu kokmuş malumat kadavlarını ne kadar çabuk atarsa hürriyetine o kadar erken kavuşur.Mümkün olsaydı,size bugün diploma yerine bir hafıza müshili verir,ilmin bu molozlarını ruhunuzun bağırsaklarından dışarıya çabuk def etmenize hizmet ederdim.Ellerinizdeki diploma,öğretim denilen ve yazık ki,ilacı henüz keşfedilmemiş müzmin bir hastalığın raporudur."
Bir milleti yok etmek isterseniz,askeri istilaya lüzum yoktur.Ona tarihini unutturmak,dilini bozmak,dininden soğutmak ve dolayısıyla manevi değerlerini,ahlakını soysuzlaştırmak kafidir.