Bir Rus subayının Mançurya'daki korkunç taarruz sırasında tuttuğu bölük pörçük günlük, onun ölümünden sonra savaşa katılmayan kardeşi tarafından tamamlanır. Genç subay kendi ordusunun mermilerine hedef olarak bacaklarını yitirmiştir. "Kızıl Kahkaha" onun için yaralı, sakatlanmış, paramparça bedenlerin;"kanla kızıllaşan toprakların"simgesidir:"Dünya çıldırdığında böyle gülmeye başlar. "Savaş alanındaki vahşet, hem sonu gelmeyen yürüyüşün tükettiği askerleri hem de bütün bu acılar karşısında büyük bir acze düşen doktorları deli etmiştir. Subayın kardeşi savaşı dışarıdan izlese de ölümü ve acıyı kanıksayıp duyarsızlaşmış, o da tıpkı subay gibi akıl sağlığını korkunç bir ölümle can verdiği gazetelerde okuyan bir ana, bir ay boyunca ondan mektup alır. Ölülere ölülerden mektup gelir.
*
*
Yazar, savaşın dehşetini göstermek için zaman zaman gereğinden fazla detaya giren, sarsıcı ama yorucu bir anlatım kullanmış. Etkileyici yanları da var tabii...
Fakat bu yoğunluk 76 sayfa için biraz fazla zorladı.