emel eker

emel eker
@miniknotlar
“ Bahçıvan ve ölüm “
Gospodinov’un bu romanı bende sanki çok eski, tozlu bir albüme bakıyormuşum hissi uyandırdı. Sayfaları çevirdikçe sadece bir bahçıvanın hikayesini değil, kendi geçmişimin, çocukluğumun ve o hiç geçmeyecekmiş gibi duran çocukluk hüzünlerimin izini sürdüm. Yazarın o incelikli dili sayesinde ölümün soğuk yüzünü değil, bir bahçedeki çiçeğin solması kadar doğal ve kaçınılmaz olan o huzurlu sessizliği hissettim. Kitabı okurken hayatın büyük olaylardan değil, küçük detaylardan, biriktirilen anılardan ve toprağa verilen emekten ibaret olduğunu bir kez daha anladım. Beni en çok sarsan şey, hatıraların aslında ne kadar kırılgan olduğu gerçeğiydi; bir insanın gidişiyle koca bir dünyanın nasıl sessizliğe gömüldüğünü iliklerime kadar hissettim. Birde yaşadıklarınız benziyorsa Bazı hikayeler biter ama etkisi kalbin bir köşesinde hep taze kalır ya, işte Bahçıvan ve Ölüm benim için öyle bir yolculuk oldu.
Alıntı
Reklam
Taşın üzerine bırakılanı defterime not ediyorum: Don't be af raid!* Korkaçak bir şey yok ... Borges ve babam. Bahçıvan ve Ölüm
Alıntı
“Babamın böyle bir dünyada ölmesinden Utanıyorum . “ ( canım babam meğer aynı acıları çekmişsiniz ve çekmişiz )😔 Bahçıvan ve Ölüm
Alıntı
Bu dünyadan ayrılmak üzere olanlar neden Hala onun haberlerini takip eder ki? Zaten yokuş aşağı sürüklenen bir dünyadan ayrılıyorum, dolayısıyla neden üzüleyim ki ? deyip kendilerini rahatlatmak için mi? Bahçıvan ve Ölüm
Duygu ve Düşünce
"Ah benim bitmek bilmez sakarlığım. Yine yırtık cebime koymuşum umudu." - Suç ve Ceza Dostoyevski
Alıntı