Bu açlığımızı doyurmak için çizgi filmleri, dizileri ve korku filmlerini ipe dizerek birbirinin yerine geçebilen basma kalıp düşünceleri sonu gelmez bir zincirde toplamak suretiyle seri halinde iş üreten ve böylece kurgu tayınımızı sağlayan küçük ekrana uzun zamandır teslim olmuşuz. Midemizi tıka basa doyurduğumuz gibi kafamızı dolduruyor bunlar, kandırıyor, ama bedenimizde kalmıyor. Ani sindirim. Sonrasında, öncesinde olduğumuz kadar yalnız hissediyoruz kendimizi.
“Matematiğim her zaman sıfır olmuştur.” “Dilbilgisi hiç ilgimi çekmiyor.” “Konsantre olamıyorum.” “Yazı yazmayı pek beceremiyorum.” “Kitaplarda yabancı kelimeler çok fazla” (Güzel, değil mi? Evet, çok güzel!). “Fizikten bir şey anlamıyorum.” “İmladan her zaman sıfır aldım.” “Tarihte başarılı olabilirim, ama tarihleri aklımda tutamıyorum.” “Yeterince çalışmıyorum herhalde.” “Anlayamıyorum.” “Çok şey kaçırdım.” “Resim yapmak isterdim, ama yeteneğim yok.” “Benim için fazla zordu.” “Bende hafıza yok.” “Temel yok bende.” “Fikrim yok.”