İlk adım attığım anı hatırlamıyordum çünkü kimse o kadar eski bir zaman dilimini hatırlayamazdı. Söylediğim ilk cümleyi, içtenlikle bakıp gülümsediğim ilk insanı da bilmiyordum ama muhtemelen annemdir. Tüm bunların dışına çıkınca kendimi yalnız da hissetmiyordum sanki geçmiş ve gelecek arasında sıkışan çaresiz bir ruhtum. Bir sabah uyandığımda şafak cümbüşüyle mutluluklara sarılacağımı düşünen zihnimden ziyade soğuk bedenime sarılmaya çalışan insanlar olacağını düşünüyordum. Tam olarak bu düşünce zihnime girdiğinden beri düzelmekten korkar oldum, sanki verilen tüm sevgiler lütuf ve alınan tüm öpücükler kasvetti, üzgünüm...