Mîrê meclis nekenit mutirbê goya çi biket
Xunçe xendan nebitin bulbilê şeyda çi biket
Neynka husnê butan lazme sahb nezerek
Kesê bîna ku nebit dilberê zîba çi biket
Bê kerem naçite tîpa ’eduwan merdê şecî’
Tîxê ahîxte bê destê twana çi biket
Talbê ’ilim û kemalê nebitin qabilê feyz
Hikmet û terbiyeta ’alimê dana çi biket
Teb’ê Xanî sedefa gewherê ’irfan e welê
Metnixwanek ku nebit sahibê me’na çi biket
O dönemlerde halkın vereceği vergiyi aşiret reisi, ağası,
miri belirleyip topluyordu. Askere gidecekleri de bunlar belirliyorlardı. Daha önce halkın vergisini kendi cebine atan,
halkı kendi askeri gibi kullanan aşiret reisi, ağa veya mir
devletin yeni düzenlemeleri üzerine gücünde ve imkanlarında azalma gördü, huzursuzluk yaratmaya başladı. Yüzyıl isyanlarının özü bu şekildedir.
" Kaybolmanın en kötüsü kendi içinde olanıymış. Kendini anlayamamak, kendini bulamamak... Yitirdiğini aynı yere koyamamakmış. Ben kendimi yitirdim. Yitirdiğimi de başka yere koyamadım. "