Sevgi neydi? Bence de sevgi, emekti. Sadece “seni seviyorum” demekle olmuyordu; gerçek sevgi, yanında olabilmek, küçük şeyleri fark etmek ve önemsemek, karşındakini anlamak için çaba göstermekti. Sevgi, kırıldığında bile vazgeçmemek, zor zamanlarda sabretmek ve her gün yeniden birlikte olmayı seçmekti.
Selvi Boylum Al Yazmalım’da da dediği gibi, sevgi öyle büyük sözlerde, gösterişli jestlerde gizli değildi. Asıl sevgi, her gün sessizce yapılan fedakârlıklarda, gözle görülmeyen çabalarda, kalpten kalbe uzanan bir bağlılıkta saklıydı. Birinin mutlu olması için verdiğin küçük emekler, birlikte geçirilen sessiz anlar, göz göze bakışlarda paylaşılan anlayış… İşte sevgi, bunların toplamıydı.Eskiden hep merak ederdim, Asya neden İlyas’a geri dönmedi diye. Hatta bazen kendi kendime sorardım: “Sevgi yetmez mi ki?” Ama şimdi çok iyi anlıyorum. Bazen sevmek tek başına yetmiyormuş; gerçek sevgi, emek, sabır, güven ve sorumlulukla birlikte oluyormuş. Selvi de bunu düşündü ve en doğru kararı verdi. Bu yüzden sevgiye rağmen Cemşit’i seçti; çünkü bazen kalbin değil, hayatın ve insanın sorumlulukları karar veriyor. Film bana gösterdi ki, aşk sadece hissetmek değil, aynı zamanda olgunluk ve emek gerektiren bir yolculukmuş.
H.