Mazi ile irtibat sağlanmadıkça millî şuur ve mefkûrenin kuvvetlenmesini, kültürün gelişmesini, edebiyat, sanat ve sahne hayatının yaratıcı eserler vermesini beklemek beyhudedir.
İçtimâî adalet, din hürriyeti ve insanlık ülküleri üzerinde kurulan Osmanlı "Nizâm-ı Âlem" dâvası, bugün nazariyatta kalan Birleşmiş Milletler idealinden daha üstün bir sulhun örneği oldu.