"Bir kasırganın uğultusu. Fısır fısır konuşan çocukları hatırlatıyor. Sesle de kalmıyor, gözümün önünde bir hortumun silik grisindeki karmaşanın döne döne yol alışı, seyrettiğim puslu manzarada yaşanıyordu belli belirsiz. Ellerimde bir soğukluk vardı;ev sıcaktı. Şömine cayır cayır yanıyor, odunları alevlere teslim olurkenki haz, çıtırtılar eşliğinde kulağıma uzanıyordu. Bir burukluk vardı, genzimi kurutuyordu. Ben haricinde, dünya aynı düzeninde gıdım gıdım ilerliyordu. "