“ zaman, uzam, ihtiyaçlar. Şans, kader, kısmet; hepsi hayatın tuzakları. Peki ya siz bu hayatın içinde olmak istiyor musunuz? Sorun burada. Bir şekilde tuzaga yakalanmışsınız ve ha orada ha burada, istesenizde istemeseniz de var olmak zorundasınız. Ve var olduğunuz sürece, içinde bulunduğunuz biçimin cezasını çekecek, sorumlulugunu taşıyacaksınız. Kaçarı yok…”
“ anladığım kadarıyla başkaları ağzımdan çıkan her kelimeyi, benim bilmediğim bir şekilde duyuyor, hepsi duyduğunu kendine göre yorumluyor ve başkalarının gözünde bedenimin ve sesimin üstü kapalı bir anlamı var…”