Az sonra içlerinden birisi:
" Muhterem efendim, '𝘒𝘦𝘯𝘥𝘪𝘯𝘪 𝘣𝘪𝘭𝘦𝘯 𝘙𝘢𝘣𝘣𝘪𝘯𝘪 𝘣𝘪𝘭𝘪𝘳' sözü çok bilinen ve kullanılan bir ifadedir. Kısaca bu hadis, hangi anlama geliyor?" diye sordu.
" Çok kısa olarak söylüyorum, ancak bu söz ciltlerce kitaba konu olacak kadar geniştir. Bu kutsal sözün anlamı şudur: Kendinin fâni olduğunu bilen kişi, Rabbinin baki olduğunu bilecektir."
"Bize ne gibi öğütler söyler, neler tavsiye edersiniz?" dedi gençten bir derviş.
"Sevenden ümit kesmeyin, insanlara can nefesi olun, birbirinizi günahlarla tartmayın, dost olun, dost bulun, insanları isimleri, cisimleri ile değil gönülleri ile görün. Aşkınız iman, imanınız aşk olsun. Duanız hep diğerleri için olsun. Söküğünüzü Allah'ın nuru ile dikin. Ayıplarınızı Allah'ın rahmetinde yıkayın. Kul hakkına çok dikkat edin. En kötü kul hakkının, kul ile Allah'ın arasını açmaya çalışmak olduğunu bilin. Kulları Allah'tan soğutmayın. Allah aşkına dudak değil yürek ile yürüyün. İlahi aşk için bir mürşit bulun ama kim mürşit kim mürit hiç kimse bilmesin. 'Allah var sıkıntı yok' zikrini çok çekin."