Sevmek, kendini karşılıksız olarak adamak, sevgimizin sevilen kişide de sevgi oluşturacağı ümidini taşımak demektir. Sevgi bir inanç eylemidir, inancı az olanın sevgisi de azdır.
Zorluklara, aksilik ve üzüntülere meydan okumak, onları bize verilen haksız bir ceza olarak görmemek bizi güçlü kılar. Bunun içinse inanç ve cesaret gerekir.
Kişi, bedenleri canlı olduğu halde ruhları ölü olan, düşünce ve konuşmaları sıkıcı olan, konuşacağı yerde gevezelik eden, düşüneceği yerde kalıplaşmış fikirlerden söz eden zombilerin arkadaşlığından da kaçınmalıdır.
Disiplin, kişiye dışarıdan zorlanan bir kural gibi görünmemeli, kişi onu kendi isteği ile gerçekleştirmelidir. Disiplin, kişiyi hoşnut etmeli ve kişi kendini yavaş yavaş, uygulamayı bıraktığında arayacağı bir davranış biçimine alıştırmalıdır.