ceylan gibi seke seke
mutlu kimsesiz bi çocuk
çevreyi izliye izliye
geçiyordu gözlerimden.
hey! çocuk!
diye seslendim
o, o masum boynunu
çevirdi baktı (kabaca)
ne var dedi
sen varsın dedim
güldü gel seninle
az sohbet edelim dedim..
bana mandalina alırsan olur dedi
tamam dedim kabul ettim
ve onunla yemekçi Karadenizli
ablaya gittik güzel bi masa seçtik:
oturduk güzelce
karnımızı doyurduk
sohbet etmeye başladık
ve sordu bana
sen kimsin amca adın ne?
ben senin gibi biriyim
bu dünyada kimsesiz
adım doğan bazen gökyüzüde
uçarım bazende yeryüzünde
ezile ezile susarım aklımla ey çocuk..