Çoğu sanat yapıtını yalnızca gözlemleyerek anlayamayız. Bunun yanında sanatçıların yazdıklarını, ikinci el kaynakları ve biyografileri okumamız gerekir. Birçok sanatçı, çalışma yöntemleri ve yönelimleri üzerine kapsamlı metinler kaleme almıştır.
Mimarlık ile diğer sanat dalları arasındaki en önemli farklılıklardan biri şudur: Sanatsal emeller bir yana, mimarlık öncelikle, tüm insanların yaşamak, çalışmak, uyumak ve çevresel etkilerden korunmak için bir yere duyduğu temel gereksinimi karşılamak zorundadır.
Büyük çoğunluğun ortak kanılarından ortaya bir “nesnelleştirilmiş öznellik” çıksa bile algı genel anlamda nesnelleştirilemez.
Toplum ve eğitim kişilik oluşumunu büyük ölçüde belirlediği için, bu öznellik çoğunlukla dar bir sosyal, tarihsel ve kültürel çerçeveyle sınırlı kalır.
Bir Tasarım probleminin tarihsel, sosyal ve kültürel arkaplanını irdelemek çoğu zaman işin iç yüzünü kavramayı sağlar.
Düşünce kalıpları; kişisel deneyimler ile sosyal ve kültürel bağlamlardan oldukça etkilenir. Bu da insanların bir olay veya yapıyı neden farklı şekillerde algıladığını açıklar