Parmak uçlarına basa basa çekilip gidiyordu gece. Sanki yorgunluk çıkarmıştı, kanaatkardı, bu kadarı yeterdi ona. Uzak, hafif sesler duyuluyordu. Bir göçmen kuş, rüya görüyordu belki, belki bitkiler büyüyordu.
KÖR BAYKUŞ
Müslümanlığın bu nitelikte yayılması Bosna, Hersek ve Arnavutluk'ta oldu. Türkler bu boylu boslu, cesur dağ halklarından savaşçı olarak ne kadar iyi yararlanacaklarını çok çabuk anlamışlardı, bundan dolayı onları İslâmiyete döndürmek için büyük çaba harcadılar.
...Ne var ki birden önlerine toprağa eğrilemesine çakılmış, ucu sivri kazıklardan bir engel çıktı; engelin arkasında 20.000 ya da 30.000 kadar yeniçeri, ellerinde atışa hazır yaylarıyla beklemekteydi.
... Türkler, çalışan ve vergi ödeyen halk demek olan reayanın sayısının, kitle halinde din değiştirmelerle azalmasını pek istemiyorlardı; zira rahat bir hayat sürmeleri bir bakıma reayanın çalışmasına bağlıydı. Bu açıdan Türkler, hor gördükleri bir gâvur'un kendi inançlarını benimsemesini, daha çok bir kayırılış, bir kollanış olarak nitelendiriyorlardı.