Gerçek sevgi değildir, çünkü çaba göstermeden yaşanır. Aşık olma durumunda
her ne yaparsak yapalım, pek az disiplin veya tarafımızdan Bilinçli bir çaba gerektirir.
Saçların hep lavaboyu tıkadığı küçük beyaz lekelerin aynayı kapladığı, peçetenin ne şekilde
çıkarılması gerektiğinden tutun da, kapağın yukarıda mı aşağıda mı olması gerektiğini konu alan
tartışmaların olduğu evliliğin gerçek dünyasına hoş geldiniz. Bu ayakkabıların dolaba kendiliğinden
yürümediği, çekmecelerin kendiliğinden kapanmadığı, paltoların askıları sevmediği ve çorapların
çamaşır yıkanırken izinsiz kaybolduğu bir dünyadır. Bu dünyada bir bakış incitebilir, bir söz
yıkabilir. Sırılsıklam aşık olanlar düşman, evlilik bir savaş alanı haline gelebilir
Birlikte olmayı özleriz. Birlikte zaman geçirmek, cennetin girişinde oynamaya benzer. El ele
tutuştuğumuzda, sanki kanimiz birlikte akar. Okula ya da işe gitmek zorunda olmasak, ebediyen
öpüşebiliriz. Sarılma, evlilik hayallerini ve coşkuyu teşvik eder.
Anababa çocuğun tüm isteklerine, sevgi diyerek, boyun eğer. Aile terapisti ise bunu sorumsuz ebeveynlik diye adlandırır. O halde sevme davranışı nedir?