Nana Sarıbacak yedi yüz yaşındaydı. Çıplak elleriyle Crochan başkentinin duvarlarını yıkmıştı. Yine de biri karavanına gizlice girip onu öldürdü. Bin yaşına bile dek yaşasan onun yarısı kadar cadı olabilirsen kendini şanslı saymalısın.
İlk kitaptan beri serinin çok güzel olacağı zaten belliydi. Yazar cidden güçlü kadın karakter yazmayı iyi biliyor ve yine bu kitapta da konuşturmuş hünerlerini. Kitap güzeldi herkes bir şans verip başlamalı seriye bence.
Ama inceleme yazmamın asıl sebebi Celaena ve Chaol'un arasının açılmasına çok fazla üzülmüş olmam. Genelde okuyucular Dorian'la daha çok yakıştırırken nedense bana hep Chaol Celaena'yı taşıyabilecek yanına yakışacak biri olarak geldi ve bu fikrim öyle de devam edecek. Chaol'un iç dünyasına pek giremediğimizden okuyana çok düz biriymiş gibi geliyor diye düşünüyorum ama hep o çiftten yana olacak benim kalbim. İleride ilişkileri ne olur bilemem ama umarım böylece kestirip atılmaz birbirlerine olan sevgileri. En kısa zamanda diğer kitaba da geçeceğim.
Karanlık TaçSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20153,381 okunma
"Elbisemi mi yaktın?"
Chaol kollarını iki yana açtı. "Yalanlar söylerken ortada yaptıklarının kanıtı olsun mu isterdin?"
"Beni böyle korurken başın derde girebilir."
"İş oraya varırsa bir çaresine bakarım."
"Ya? Bir çaresine bakarsın demek?"
Chaol yatağın üzerine eğilip ellerini döşeğin üzerine koyup Celaena'ya "Evet," diye homurdandı. "Çaresine bakarım."