"cesur ol. onun için ve kendin için cesur ol. ona nasıl hissettiğini söyle. ne istediğini söyle. ve ona bunları öyle bir şekilde söyle ki, seni dinlemekten başka bir çaresi kalmasın. sadece cesur ol.”
"öylesine yaşıyorum işte. benimkinden daha fazla sürüp sürmeyeceğini bilemem ama diğer insanlar da aynı durum karşısında bir süre sonra her şeyi unutup normal ya şamlarına devam ederlerdi. çünkü insan, şartlar ne olursa olsun, bir şekilde yaşamını sürdüren bir canlıdır."
ninemin ifadesine göre sahaf dükkanı on binlerce ölü, diri yazarın ayrım gözetmeden kümeler halinde yan yana durduğu, nüfus yoğunluğu yüksek bir yerdi. gelgelelim kitaplar sessizdi. sayfaları açılmadan önce ölüyken; açılmaya başladığı andan itibaren canlanarak içindeki hikayeleri boşaltırlardı.