Badem, duyguları tanıyamayan bir çocuğun dünyaya tutunma hikâyesini sade ama çarpıcı bir dille anlatıyor. Aleksitimi hastalığı olan Yunjae, korku, öfke ya da sevinci hissedemese de okur onun iç dünyasında derin bir boşluk değil, sessiz bir insanlık arayışı buluyor.
Roman, empati kavramını tersinden ele alıyor: Hissetmeyen birinin başkalarıyla bağ kurma çabası, aslında “normal” kabul edilen insanların duygusal körlüğünü de görünür kılıyor. Yunjae’nin annesi ve büyükannesiyle kurduğu güvenli bağ, sonrasında karşılaştığı travmalarla sarsılıyor; buna rağmen kitap umudunu hiç kaybetmiyor.
Won-pyung Sohn’un dili yalın, akıcı ve duygusal yoğunluğu abartmadan aktaracak kadar dengeli. Badem, kısa olmasına rağmen uzun süre zihinde kalan, özellikle empati, yalnızlık ve büyüme temaları üzerine düşündüren bir roman.