Kendimi kitaplara verdim - hiç duymadığım kişilerle ve yerlerle ilgili hikâyelere. Beni koyu umutsuzluğun pençesine düşmekten alıkoyan şey belki de bu hikâyelerdi.
Eğri ve doğru yoktu doğduğu dünyada, sadece benciller vardı. Herkes kendi hikâyesinden sorumluydu ve herkes kendi hikâyesince yoğurulurdu. Öyle ya da böyle sadece kendin için yaşardın. O yüzden bu dünyada herkes hem mazlumdu hem de zalim. Eninde sonunda herkes kendi savaşının kahramanıydı ama kuralları yine benciller koyardı.