Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Et amaçlı hayvan besiciliği (ister sınai hayvancılık olsun, ister geleneksel çiftlikler) “yerelinden küreseline tüm ölçeklerde, en ciddi çevresel sorunlara en fazla katkıda bulunan ilk iki veya üç etkenden biridir...Toprağın bozulması, iklim değişikliği, hava kirliliği, su sıkıntisı, su kirliliği ve biyodeğişim gibi sorunlarla mücadelenin odak noktasını [hayvan besiciliği] oluşturmalıdır.
Bu canavar 4 yıldır kitaplığımdan bana bakıyordu. Sonunda okuyup bitirdim.
Roman kendi içinde oluşan ama bir noktada kesişen beş hikayeden meydana geliyor. Hikayeler içinde başka hikayeler, çok boyutlu yerler, insanlar ve zaman kaymalarının merkezinde Santa Teresa var. İnsanlığın neler yapabileceği ve dünyamızdaki kötülüklere karşı ne yapıldığı ya da ne yapılmadığı ile ilgili yoğun bir ahlaki sorgulama içeriyor kitap.
Üçüncü (Fate’le ilgili) bölümden itibaren siyah beyaz bir David Lynch filmi havasına giriyor, karanlık, muğlak yollar, çürümüş bedenler, rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği bölümler ve zaman kaymaları.. Zaten yönetmenin ismi de bir bölümde ufacık geçiyor. Sonra “hımmm evet yaa” oluyorsunuz.
Kitapta çok hoşuma giden altını çizdiğim bir sürü paragraf oldu. Bir bölümde Macondolu Aureliano Buendia’nın iz düşümüne rastladım (Suçlarla ilgili bölümde Maria Exposito’nun hikayesi) Ya da bana öyle geldi. Genel olarak bütün bölümleri çok beğendim, sadece dördüncü bölümde zaman zaman zorlandım. O bölümde anlatılanların gerçeği yansıttığı düşüncesi sık sık ara vermeme sebep oldu. Amalfitano’nun diyaloglarını sevdim hatta balkonumda çamaşır ipi olsa kitabımı asıp fotoğrafını çeker öyle paylaşırdım. Son bölüm bütün gizemin netleştiği, Nazi Almanyasından Drakulanın Kalesine sürüklendiğiniz sanırım en doyurucu bölümdü.
Kısacası uzun soluklu ama enfes bir okuma deneyimiydi. Favori kitaplarıma bir yenisini eklemiş oldum.
Edebiyat zengin bir ormandır, başyapıtlarsa onu süsleyen göller, ulu ağaçlar, zarif çiçekler veya gizli mağaralar gibidir ama ormanın sıradan ağaçlara, çimenlere, su birikintilerine, sarmaşıklara, mantarlara ve yaban çiçeklerine de ihtiyacı vardır.